"Deniz engin bir sudur, tuzlu, yeşil, dalgalı"


s.ogren-sen.com > Edebiyat > Evraklar




"Deniz engin bir sudur, tuzlu, yeşil, dalgalı"...


DIŞARIDA havanın buz kestiği günlerde bile, bazen "optimist" kategorisinden tek kişilik birkaç yelkenli dolaşır Caddebostan'la Çiftehavuzlar arasındaki açıklarda...

Uzaklarda Yassıada ile Sivriada'nın siluetleri ve ön planda Kınalı'dan başlayıp, Kartal yönüne doğru sıralanan ünlü adalar; Burgaz, Heybeli, Büyükada...

Göztepe'den pek seçilmese de, Heybeli'yle, Büyükada arasındaki miniskül Kaşıkadası'nın da şiirsel varlığı unutulmamalı...

***

Ya sabahın ayazında Kız Kulesi'yle Beşiktaş arasında Boğaz'ın girişini dolduran balıkçı tekneleri...

Gerçekten anıtı dikilecek insanlardır o balıkçılar... Denizi, pahalı villa teraslarından sadece seyredilen bir manzara olarak değil; bir yaşam kaynağı olarak değerlendirdikleri için...

***

Denizlerle de bütünleşmiş bir edebiyat, pek kısıtlıdır bizde. Hem de vaktiyle Haliç'in Bizans yakasına karşı, Galata yakasına Cenevizliler gelip egemen olmuş ve o koca Galata Kulesi'ni dikmişlerse de...

İstanbul'un zaptı, en az Cenevizliler kadar, denizlerle de bütünleşmeye yardımcı olabilseydi keşke...

Oysa ilkokul çocuklarına ezberletilen deniz şiirleri bile, denizi sadece bir manzara olarak mısralaştırır:

"Deniz engin bir sudur, tuzlu, yeşil, dalgalı;

Süsler kıyılarını bazen beyaz bir yalı."

***

Seçimlerden önce, parti propagandalarının neredeyse kakofonik bir yaygaraya dönüştüğü günlerde; Ali Kırca, "İçinde 'hayat' yok çoğu hayatların!" başlıklı bir yazı yazmıştı.

Kırca'nın yazısı şöyle başlıyordu:

"On dört yaşındaydım. Tren İstanbul'a yaklaşırken sağ tarafımda denizi gördüm.

İzmit Körfezi'nin suları o zaman daha kirlenmemişti... Öyle; masmavi, sessiz ve dingin duruyordu.

Bundan böyle 'deniz'le haşırneşir olmak mesleğim olacaktı."

***

Keşke İstanbul'daki Şehir Hatları vapurlarının kaptanlarıyla da, arada sırada programlar yapılsa televizyonlarda...

Aynı zamanda açık deniz kaptanlarıyla da...

Boğaz'dan gelip geçen koskocaman tankerler, yük gemileri, fiyakalı turist ve yolcu gemileri...

O gemiler limanlardan kalkar ve limanlara girerken; geminin süvarisi vardır kaptan köşkünde, yanında geminin dördüncü kaptanı... İkinci kaptan geminin burnunda, üçüncü kaptan kıçındadır. Demir alma, yahut demir atma işlemlerini yönetirler...

Ne kadar da muhteşemdir o koskoca gemilerin demir alarak kalkmaları, önce demir atarak yanaşmaları...

***

Vaktiyle Büyük Okyanus'ta ABD'nin en büyük uçak gemilerinden birine inmiştim, pilota sırtı dönük oturulan bir gemi uçağıyla...

Beş bin personeli vardı geminin ve geminin süvarisi, ne kadar da sakin, afur tafursuz bir deniz albayıydı.

Albay kaptan köşkünde, okyanus rüzgarlarına uyumlu manevralar yaptırıyordu gemiye.

Ve geceleyin de, karanlık denizlerle göklere doğru ışıklar saçarak durmadan uçaklar kalkıyor, uçaklar iniyordu...

***

Şu bizim Sivriada, evrensel bir denizcilik tarihinin turistik bir üssü durumuna getirilse...

Kristof Colomb'un bir büyük büstü ve 36 m. boyundaki "Santa Maria" adlı teknesinin bir maketi; yanında aynı yolculuğa katılmış olan öteki iki teknenin "Pinta" ile "Nina"nın maketleri...

Florensalı kaptan Amerigo Vespucci'nin büyük bir büstü ve yönettiği çeşitli teknelerin birer maketi...

Kaptan Cook'un bir anıtı ve keşfettiği yerlerin sevimli birer kabartılı haritasıyla, yönettiği gemilerin ve "Endeavour" adlı ünlü teknesinin maketleri...

Sonra bizim Japonya'ya giderken batan Ertuğrul gemisinin maketi, Gülcemal'in maketi vs...

***

Okyanuslar, okyanuslara boğazlarla açılan iç denizler, körfezler, kıtalar, adalar, yarımadalar ve gözü kara ünlü kaptanlar, gemiciler...

Bendenizce, insanlığın taş devrinden, uzay devrine geçişinde, denizcilerin de çok büyük katkısı olmuştur; tıpkı bilimciler gibi...

***

KKTC'ye yapılan yardımların onda biriyle, Sivriada evrensel bir denizcilik tarihinin turistik bir üssü haline getirilmez mi acaba?

Kitaplığına da, denizlerle ilgili ne kadar edebi, anısal, bilimsel yapıt varsa; hepsi sıralanarak...

***

Bütün bunlar, kolay kolay gerçekleşemeyecek birer renkli hayal mi?

Olsun...

Bazen bir hayale dalınır zevk alınır; ola ki hayali türküler de çalınır, gemiler geçmeyen hayali bir denizde...

c.altan@prizma.net.tr

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

\"Deniz engin bir sudur, tuzlu, yeşil, dalgalı\" iconDeniz kenarında üç yüz evli, bir camili, han ve hamamlı, küçük çarşılı,...

\"Deniz engin bir sudur, tuzlu, yeşil, dalgalı\" iconFunda & Engin Ersöz’ün gezi notları

\"Deniz engin bir sudur, tuzlu, yeşil, dalgalı\" iconDoç. Dr. Engin ersöZ & dr. Funda ersöZ

\"Deniz engin bir sudur, tuzlu, yeşil, dalgalı\" icon2. Bir merhaleden güneşle derya görünür Bir merhaleden her iki dünya...

\"Deniz engin bir sudur, tuzlu, yeşil, dalgalı\" iconH. O.: Tьm bu sьreзleri nas?l ke?fettin? Nas?l bir ara?t?rmaya girdin, kimlerden yard?m ald?n?
Цnce bilgi toplan?yor, yorumlan?yor, ba?ka bir bilgi alma aktivitesi yap?l?yor, sonuзlar з?k?yor. Profesyonellerle bir karar verme...

\"Deniz engin bir sudur, tuzlu, yeşil, dalgalı\" iconSanatsal bir obje gibi algılanmamaktadır. Halbuki Ressamları etkileyen...

\"Deniz engin bir sudur, tuzlu, yeşil, dalgalı\" iconBir цykьyь, sahne olarak ayr?lm?? bir yerde, oyuncular?n sцz ve hareketleriyle...

\"Deniz engin bir sudur, tuzlu, yeşil, dalgalı\" iconDil insanlar arasında anlaşmayı sağlayan tabii bir vasıta; kendi...

\"Deniz engin bir sudur, tuzlu, yeşil, dalgalı\" iconGAÜ 1985 yılında kurulmuştur. Yedi öğrenci ile küçük bir başlangıç...

\"Deniz engin bir sudur, tuzlu, yeşil, dalgalı\" iconSilversea’nin küçük lüks tekneleri, bir yandan insanın hayal edebileceği...


Sanat




© 2000-2018
kişileri
s.ogren-sen.com