Ders notlari


sayfa13/20
s.ogren-sen.com > Doğru > Ders
1   ...   9   10   11   12   13   14   15   16   ...   20

14-) Sizce erkeklerin makyaj yapması gerekir mi gerekiyorsa bunun sizin için önemi nedir?
Gerekir diyenler: “Yüzdeki istenmeyen izlerin kapatılması için kullanmalılar ve televizyon programına katılanlar da makyaj yapmalılar.”

15-) Arkadaşlarınızla konuşurken makyaj konusu açılıyor mu? Açılıyorsa kısaca bahseder misiniz?
MAKYAJ ANKETİ SONUÇLARI ( ERKEK- 50 kişiye yapıldı)

1-)Bayanların makyaj yapması konusunda ne düşünüyorsunuz?
2-)Hiç makyaj malzemesi kullandınız mı?

Kullanılan makyaj malzemelerini ise çoktan aza doğru sıralayacak olursak: Fondöten, sürme, rimeldir. Kullanmalarının nedeni ise bazı sağlık sorunlarından dolayı olduğu şekilde açıklıyorlar.

3-)Küçük bir kızın makyaj yapmasına nasıl bakıyorsunuz?

Bu konuda olumsuz görüş belirtenler ilerde çok ciddi sağlık sorunlarına yol açacağını, gencecik tenlerini bozduklarını ve makyajın gerçek güzelliği örttüğünü belirtmişlerdir.

4-) Bildiğiniz makyaj malzemelerinin isimlerini yazınız?

En fazla bilinen makyaj malzemeleri başta ruj ve rimel olmak üzere sıra şu şekilde devam ediyor: Göz kalemi, fondöten, far, allık, oje ve pudradır.

5-)Arkadaşlarınızla konuşurken makyaj konusu açılıyor mu?

Makyaj konusunun genelde kız arkadaşlarının yaptıkları makyaj hakkında olduğu yorumu yapıldı.
6-)Sevgiliniz makyaj yapıyor mu? Yapıyorsa bunun hakkında düşünceleriniz nedir?

Sevgilisi makyaj yapanların çoğu sevgilisine makyajın yakıştığını düşünüyor. Sevgilisinin makyaj yapmasını istemeyenlerde var. Sevgilisi makyaj yapmayanlar sevgilisinin doğal hallerini sevdiklerini belirtiyorlar.

7-)Erkeklerin makyaj yapmasına nasıl bakıyorsunuz?

Yapılabilir diyenler sürmenin İslam dininde yeri olduğu için sürme çekilebileceği düşüncesinde.

8-)Sizce makyaj yapmak gerekli mi?

Gerekli görenler makyajın yakıştığını düşünüyor. Gereksiz görenler ise sağlık açısından zararlı bulduklarını söylüyorlar.

9-)Erkeklere sorduğumuz “Kız arkadaşınız makyaj yapmanızı istese yapar mısınız?

Yaparım diyenler kız arkadaşlarını kırmamak için yapabileceklerini söylüyorlar.


KAYNAKÇA

http://www.kozmodermo.com/Default.aspx?pageID=56

http://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2011/09/18-sahnesanatlarindamakyajinuygulamamodelleri.pdf

http://www.dermoday.com/dosyalar/1235044094.pdf

http://www.kadinlarkulubu.com/makyaj-uygulama-teknikleri-fircalar-aplikatorler/265710-kadinlar-makyaj-yapar.html

http://haberinkalbi.com/tag/dunya-haberleri/kadinlar-neden-makyaj-yapar.html

http://www.menslifetoday.com/partner/content/zayiflatmaftp/tr/archive/feature/womens_biggest_lies/index.html

http://www.guzelvebakimli.com/kadinlar-neden-makyaj-yapar.html


Projenin Adı: DOLMUŞ KÜLTÜRÜ

Projenin Süresi: 30 gün

Projede Kullanılan Araştırma Teknikleri: Katılımcı Gözlem, Görüşme

Sosyolojik Kavramlar : Kültür, alt kültürler, grup, grup davranışları, ritüeller

Hazırlayanlar: Aysun Müge Uzakgiden, Melike Kedersiz, Duygu Doğan, Merve Bulun

Danışman Doç.Dr.Levent Eraslan
Giriş

Dolmuş, toplu ulaşımın yetersiz kaldığı durumlarda ortaklaşa kullanılan kent içi ulaşım sistemi ve bu sistemde kullanılan taşıtlar anlamına gelir.  Genellikle otobüslerdeki gibi belli bir güzergâha sahip fakat otobüslere ek olarak yolcu indirip bindirmek için herhangi bir yerde durabilme özelliği olan taşıtlardır. Önceleri otomobillerin, zamanla minibüslerin de kullanıldığı dolmuş taşımacılığında yola çıkmadan önce bütün koltukların dolması beklenir ve araç tamamıyla dolmadan hareket edilmezdi. Bu nedenle kullanılan araçlara dolmuş denilmiştir.

Sanayi devrimi ile birlikte artan işgücü ihtiyacının karşılanması için kırsal kesimlerden kentlere yoğun göçler olmuştur. Bu göçler bir çok olguyu da beraberinde getirmiştir. Kentleşme bunlardan biridir. Göçlerle artan şehir nüfusu hızlı bir gelişim içine girmiştir. Ticaret, sanayi gibi faktörlerle birlikte şehir ilgi çekici bir alan olmuş ve sürekli bir büyümeye tabi olmuştur. Yeni evler, iş yerleri, fabrikalar kurulmuştur. Dolayısıyla şehir eskisinden daha büyük bir alana yayılmıştır. Bu kentsel büyümeyle birlikte insanların bir yerden başka bir yere yaya olarak gitmesi artık eskisi gibi kolay olmamaya başlamıştır. Herkesin araba alacak mali gücünün olmaması, kişilerin gidecekleri yerlerin ortak olması, aynı mahallede oturan insanlar, aynı fabrikada çalışan işçiler ya da aynı okula giden öğrenciler gibi, toplu bir taşıma aracına olan ihtiyacı doğurmuştur. Kısaca dolmuş tarihine bakmak gerekirse ;

Bugünkü dolmuşlar dünyada ilk defa 1900 yılı başlarında Londra'da görülmüştür. Osmanlı İstanbul'unda ise, daha eskilerden beri Haliç iskelelerinden dolunca hareket eden ve resmi olarak belirlenen ücret karşılığında yolcu taşıyan "nöbet kayıkları" vardı.1930'lu yıllarda tüm dünyayı etkileyen ekonomik kriz Türkiye'ye de yansıyınca, toplu ulaşım aracı tramvaya ilgi artmış,bu durum İstanbul'da taksi şoförlerini zor duruma sokmuştur.Şehirde dolmuşların ilk örnekleri de bu tarihlerde ortaya çıkmıştır.Taksi şoförlerinden Civan Ali'nin önderliğinde başlayan uygulamada ilk hatlar; Taksim-Karaköy, Şişli-Pangaaltı, Fatih-Beyazıt, Sirkeci-Karaköy'dü. Başka bir rivayete göre de dolmuşçuluk aynı yöne giden dört kişinin bir otomobile binmesiyle başlamış. Dolmuşçuluk giderek yaygınlaşırken,6 Kasım 1931 tarihinde alınan kararla, dolmuşlarda sarı-siyah çizgi uygulaması başlatılmıştır. Böylece dolmuşçuluk, dolmuşla ilk tanışan Türkiye geneline yayılmıştır."
http://img175.imageshack.us/img175/8954/16od1.jpghttp://img252.imageshack.us/img252/266/31780520xa1.jpg
http://img.webme.com/pic/i/intsangaz/75141283pr7.jpghttp://img.webme.com/pic/i/intsangaz/k_rifat_behar_konya.jpg

Amaç

Üzerinde çalıştığımız sosyolojik bir yapı olan ‘dolmuş kültürü’ konusunu Kırıkkale dolmuşçuları olarak sınırlandırarak ve araştırmalar yaparak genel bir sonuca ulaşmaya çalıştık. Bu araştırmada katılımcı gözlem metodundan yararlandık.Bu konuya başlarken kabul etmek gerekirse biraz tereddütlerimiz vardı. Bizi ciddiye alıp cevap verip vermeyeceklerinden emin olamamıştık. Ancak ödeve başladığımızda bu kaygılarımızın çok yersiz olduğunu anladık. Gayet samimi itiraflar, cevaplar aldık. Öğrencilere gayet ince davranmaya çalışıyorlar. Hiç bir ters cevapla karşılaşmadık. Aşağıda belirttiğimiz maddeler üzerinden çalışmalarımızı yürüttük:

  • Cinsiyet faktörü

  • Yaş grupları

  • Öğrenim durumları

  • Dinledikleri müzik türleri

  • Mesai saatleri

  • Yeme-içme kültürleri

  • Kılık kıyafet yönetmelikleri

  • Şoförlerin birbirleriyle olan ilişkileri

  • Gelir durumları

  • Polis korkuları

  • Öğrenciler hakkındaki düşünceleri


KIRIKKALE DOLMUŞLARI

3268 vatandaş_otobüs_bekliyor
ARAŞTIRMALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ


  • Cinsiyet faktörü

Görüşme yaptığımız dolmuşçuların hepsi erkekti. Bu durum Türkiye genelinde de böyledir. Ama istisna durumlar da yaşanmaktadır. 1998 yılında Adana’da iki kadının belediye otobüslerinde şoförlüğe başlamasıyla diğer kadınların bu konudaki önyargıları kırılmıştır. Yaklaşık 50 yıl önce ''Şoför Nebahat'' adıyla sadece Yeşilçam filmlerinde görülebilen kadın şoförlerin gerçek hayattaki temsilcileri her geçen gün artmaktadır.954d2ae0-55f8-4638-80a3-fb4bdb8d811a-444x333

Kadınların bu meslekte arka planda kalmalarının nedeni sosyal olgularla sınırlandırılmalarıdır. Kadın-erkek arasındaki sosyal eşitsizlik bu alanda da kendini göstermektedir. Kadınlar erkekler kadar her ortamda rahatça kendini gösteremez bu durum sadece kadının karakterinden kaynaklanmamaktadır ayrıca toplumun kadına bakış açısı da bu duruma neden olmaktadır. Kadının erkek karakterine bürünmesi, erkek işi olarak görülen işleri yapması hoş görülmemektedir. Günümüzde böyle bir tablo mevcuttur ancak son zamanlarda bu durum kırılmaya başlanmıştır.


  • Yaş faktörü

Yaptığımız görüşmeler sonucunda bu işte genelde yaş aralığının 25-50 olduğunu saptadık. 17 yaşında mesleğe başlayan bir dolmuş şoförünün söyledikleri oldukça ilgimizi çekti. O yaşta ehliyetinin olup olmadığını sorduğumuzda ‘’Yoktu. Arabayı sürerken eğer karşımda polis görürsem okula götürdüğüm üniversite öğrencilerinden birini direksiyona geçiriyordum kendim de yan koltuğa oturuyordum.’’ cevabını aldık.

Bu kadar erken yaşta işe başlamasının ve risk almasının nedenini sorunca ise ‘’Üniversite okumadık. Baba mesleğini sürdürdük.’’ dedi.

Bu kişiler genelde bu mesleği uzun yıllardır sürdürüyor. Örneğin 17 yıldan beri bu mesleği yapan dolmuşçularla karşılaştık.


  • Öğrenim durumları

İlköğretim mezunu, lise mezunu, lise terk, ikinci bir üniversite okuyan kişilerle görüşme yaptık. İlköğretim mezunu olan kişi işinden gayet memnun olduğunu, aldığı paraya kanaat ettiğini belirtti. Lise mezunu olanlar iş şartlarının ağır ve aldıkları kazancın yetersiz olduğunu söylerken; ikinci bir üniversitesini okuyan kişi ise işini severek değil mecburiyetten yaptığını söylemiştir.

Sonuç olarak eğitimle birlikte artan bilinçlilik beklenti düzeyini artırmıştır. Öğrenim seviyesi yükseldikçe memnuniyet azalır. Kültür düzeyi artması bazı arayışları da beraberinde getirmiştir. En basitinden sinema, tiyatro, sosyal aktiviteler gibi. Bu nedenle kazançları onlara yetersiz gelmekte ve kendileri için bir şeyler yapamadıklarından yakınmaktadırlar.


  • Dinledikleri müzik türleri

Dolmuşlarda çalan müzikler dolmuşçuların müzik zevklerini yansıtmaktadır. Genelde dinledikleri müzik türleri: İç Anadolu bozlak havaları, fantezi pop, arabesk, Orhan Gencebay, Cansever, Neşet Ertaş ve nadiren de olsa klasik rock. Bu ilgilerin şekillenmesinde etkili olan faktör genelde çevre ve kültürdür. Sadece yaşadıkları yerlerin müziklerini dinleyenler, sevenler genelde o yörenin insanlarıdır. Çünkü içinde yaşadıkları kültür gereği kulakları buna alışmıştır. Kişi eğitimde olsun kültürel anlamda olsun kendini geliştirmişse farklı müzik tarzlarını da dinlemiş ve kendi tarzını seçmiştir. Ama hayata tek pencereden bakanlar genelde yerel müziklerden başka bir tarza yönelmemişlerdir. Örneğin; ikinci üniversitesini okuyan dolmuş şoförü Ankaralı olmasına rağmen Ankara havaları hoşuna gitmemektedir, bunun yerine kendi tarzı olan klasik rock dinlemektedir.

Genelde tercih edilen arabesk tarzı müzikleri dinlemelerinin nedeni kader inancı, isyan, başkaldırı hayattan bezmişlik ve tükenmişliktir.


  • Mesai saatleri

Mesai saatleri kampüs dolmuşçuları için 07:30 ile 23:00 arası, şehir içi dolmuşlarında ise 06:30 ile 21:30 arasındadır. Kampüs dolmuşçuları hafta sonları çalışmazken şehir içi dolmuşlarında bir gün çalışma bir gün tatil sistemi uygulanmaktadır. Yoğun çalışma temposu içerisinde olan dolmuşçular kendilerine ve ailelerine vakit ayıramamaktan yakınmaktadırlar. Ortalama 15 saat çalışan dolmuşçular hem fiziksel hem de gün içinde meydana gelen olaylardan dolayı ruhsal açıdan bitap düşmektedirler. ‘ Arkadan gelen taksiye, minibüse, yayalara, para alıp verme konusuna, yolcuların güvenliğine aynı anda dikkat etmek zorundayım. Özel konuları mesai saatlerimin dışında tutmalıyım.’ diye konuşan bir dolmuşçu durumunu ifade etti.

Tatil günlerinde vakitlerini nasıl değerlendirdiklerini sorduğumuzda evli olanlar: ‘ Genelde çocuklarıma ve eşime vakit ayırıyorum. Zaten evle sürekli eşim ilgileniyor. Ben de boş kaldıkça onun yükünü hafifletmeye çalışıyorum.’derken bekâr olanlar ise ‘ Mangal, av, balık tutma vb. toplantılar düzenliyoruz’ demişlerdir. Çoğunlukla dolmuşçuların bulunduğu bir kahve bile var.


  • Yeme –İçme Kültürleri

Kısıtlı vakitlerin olması yemek kültürlerine de yansımıştır. Onları hazır gıdaları tüketmeye mecbur kılmıştır. Lokanta yemekleri, çorba, döner, lahmacun, pide, sulu yemekler, çiğköfte gibi. Zaman yetersizliğinden dolayı ayaküstü bir şeyler tüketmeye hatta mesai saatlerinde dolmuş içinde yemeye bile sürüklemektedir.


  • Kılık kıyafet yönetmelikleri

Hem şehir içi hem kampus dolmuşçuları için belediye tarafından denetlenen bir kılık kıyafet yönetmeliği bulunmaktadır. Bu yönetmeliğe göre siyah pantolon giyme ve kravat takma zorunluluğu vardır. Bu yönetmelikten dolmuşçuların bazıları memnun değil ve bunu ihmal etmekte iken bazıları ise bu kurala uymayı uygun buluyor. Yönetmelik hakkında görüşlerini sorduğumuzda şu gibi cevaplar aldık: 1266260735

‘ Yönetmelik saçma. Uymuyorum. Ben memur muyum da kravat takıcam? ‘

‘Kravat takmayı sevmiyorum’

‘ Kravat takınca rahatsız oluyorum illa boynum açık olacak.’

‘ Uymak zorundayız ama uymuyoruz.’

‘ Memnunum bir şikâyetim yok. Kravat takıyoruz siyah pantolon giyiyoruz. Belli bir kıyafetimiz var’

‘ Yönetmelikten şikâyetçi değilim.’

Bu sonuçlara göre uyanlar varsa da çoğu dolmuşçu kıyafet yönetmeliğini gereksiz buluyor ve uygulamıyor. Bütün günlerini geçirdikleri dolmuşlarında rahat olmak istiyorlar. Uyanlar da yaptıkları işin ciddi bir şekle büründüğünü düşünüyorlar. Genelde yolcular da kılık kıyafet, temizlik, bakımlılık gibi şeylere dikkat ediyorlar.


  • Şoförlerin birbirleriyle olan ilişkileri

‘Çok iyiyiz sorun yok.’

‘Hitabımız kibar. Ben Avrupa’da çalıştım. Dolmuşçular kaba diyorlar ama yalan.’

‘Arkadaşlarımdan memnunum hepsi çok iyi.’

‘Nerdesin la? diye hitap ederiz mesela. Samimiyiz.’

‘Naber lan? deriz.’

‘İsimlerimizle hitap ederiz’

‘Telsiz konuşmalarında plaka ile anlaşırız’

Birbirleriyle aralarındaki konuşmalarını sorduğumuzda verdikleri cevaplar bunlardı. Bizim yaptığımız gözlemlerde de karşılaştığımız değişik hitaplar vardı. Kendilerinden büyük bir dolmuşçu ağabeylerine ‘dayı’ diye sesleniyorlardı. Bir de birbirlerine taktıkları lakaplar vardı. ‘ Alamancı’ bunlardan birisi. Bizim gözlemlediğimize göre argo kelime dolmuşlarda kullanılmıyor.

Telsiz aracılığıyla birbirini bilgilendiriyorlar.Telsiz konuşmalarında geçen konular genellikle ‘ Nerde kaç öğrenci var?, Polis var mı?, Varsa nerdeler?’. Bazen telsizlerde kendi muhabbetlerini yapıp güldükleri de oluyor. Bizim karşılaştığımız bir olayda ise kırmızı ışıkta duran iki dolmuşçudan biri diğerine eczaneden aldığı ilacı uzatıyordu. Anladığımıza göre birinin vakti yoktu ve öteki onun için ilaç aldı. Ya da birinde bozuk para yoksa diğerine veriyor. Bir başka örnekte ise bir dolmuşçu kırmızı ışıkta durdu ve arkasına bakarak telsizi alıp ‘ Sakin ol Hüseyin arabaya çarpacaksın şimdi’ dedi. Ya da bir dolmuşun plakasını söyleyip‘ben bu otuz sekizle hiç anlaşamıyorum bana hiç bilgi vermiyor.’ diye kızıyordu. Birbirlerinin yolcu sayılarını bile kontrol ediyorlar. Örneğin çok yolcu alan bir dolmuşçuya diğeri kızıyordu: ‘ Hani sen boştun ben seni bekliyordum bana yolcu göndereceksin diye.’ söylendi.

Yani sürekli birbirleriyle iletişim içerisindeler. Genelde onları polis korkusu birbirine yaklaştırıyor. Ceza yememek için, ya da ihtiyaçları için birbirlerine yardım ediyorlar. Yardımlaşma dayanışma var ama bazıları bunu çıkar ilişkisi şeklinde düşünüyor. Ben ona yardım edersem o da bana yardım eder şeklinde düşünenler var. Ama bunların sayısı pek fazla değil genelde birbirleriyle samimiler ve iyi anlaşıyorlar. Hatta tatil günlerinde bile görüştüklerini, beraber eğlendiklerini söylüyorlar. Kırıkkale küçük bir yer. İnsanlar birbirlerini tanıyorlar ve gerçekten içtenler. Aralarındaki iletişim hiç bitmiyor. Beraber kendilerine ait apayrı bir dünyada yaşıyorlar gibiler. Ama Ankara gibi büyük şehirlerde bu böyle değil. Onlar bunu sadece bir iş olarak görüyor. Dolmuşçular sadece önemli günlerde birbirleriyle ilişki içerisindeler. Örneğin; düğün ya da cenaze gibi.

1   ...   9   10   11   12   13   14   15   16   ...   20

Benzer:

Ders notlari iconDers notlari

Ders notlari iconDers notlari

Ders notlari iconDers notlari

Ders notlari iconDers Notları ÜNİte I

Ders notlari iconDers notlari birinci Gün 7

Ders notlari iconDers Notları Final Hinduizm

Ders notlari iconDers notlari I. ÜNİte güzel sanatlar ve edebiyat

Ders notlari icon” Ders Notları Öğr. Gör. Osman albayrak

Ders notlari iconDinler tarihi ders notları final yahudilik

Ders notlari icon” Ders Notları Öğr. Gör. Osman albayrak


Sanat




© 2000-2018
kişileri
s.ogren-sen.com