Ders notlari I. ÜNİTE: cumhuriyet dönemi TÜrk edebiyati


sayfa1/7
s.ogren-sen.com > Edebiyat > Ders
  1   2   3   4   5   6   7
12. SINIF

TÜRK EDEBİYATI

DERS NOTLARI

I. ÜNİTE: CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI

(1923 – …)

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI’NIN

OLUŞUMU

 Cumhuriyet'in ilk yıllarında ölen bazı sanatçılar dışında

Milli Edebiyatçılar, Beş Hececiler ve Bağımsızlar olarak

ele aldığımız şair ve yazarlar sanat hayatlarına Cumhuriyet

döneminde de devam etmişlerdir.

 1923'ten 1940'a kadar devam eden dönemde Kurtuluş

Savaşı'nın yarattığı birliğin, yapılan inkılâp ve reformların

etkisiyle sanatçılar, yerli ve halka doğru bir "memleket

edebiyatı" anlayışıyla Anadolu'yu ve Anadolu halkını konu

edinmişlerdir.

 Milleti oluşturan değerler (müzik, edebiyat, mimari, oyunlar,

masallar vb.) farklı yönleriyle edebi metinlerde yer

almıştır.

 Memleket edebiyatı zevkiyle Batı estetiği sentezlenmeye

çalışılmıştır.

 Batı kültür ve medeniyeti örnek alınmakla birlikte, Tanzimat’ta

da olduğu gibi, yanlış Batılılaşma eleştiri konusu

olmuştur.

 Anadolu; doğal güzellikleri, insanı, sosyal hayatı ve

folkloruyla edebi eserlere yansımıştır.

 1923'ten 1940'a kadar Türk tarihi ve Atatürk'le ilgili konular

ağırlık kazanmış, 1940'lı yıllardan sonra ise bireysel

duygu ve sorunlar da ele alınmıştır.

 Uluslaşmaya verilen önemin bir yansıması olarak "birey"

e, "bireysel bilinç"e önem verilmiştir.

 Roman, hikâye, tiyatro, deneme gibi Batı'dan alınan

düzyazı türlerinde, teknik bakımdan daha olgunlaşmış

eserler ortaya konulmuştur.

 Cumhuriyet dönemi edebi ürünleri, dil ve zevk bakımından

gelenekten ayrılmıştır.

 Cumhuriyet dönemi eserlerinde öz Türkçecilik anlayışının

da etkisiyle genel olarak açık ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır.

 Dünyaya açılma ve çağdaşlaşma çabaları edebiyatı da

etkilemiş, dünya edebiyatı daha yakından takip edilmiştir.

 Dünya edebiyatıyla kurulan bağlar sonucunda; toplumcu

gerçekçilik, sezgicilik, varoluşçuluk, gerçeküstücülük,

dadacılık gibi edebiyat akımlarından yararlanılmıştır.

 Bireyin iç dünyasını anlatmaya çalışan edebiyatçılar,

psikoloji ve psikiyatri alanlarındaki gelişmelerden yararlanmışlardır.

Özellikleri:

 Yazı diliyle konuşma dili arasındaki fark ortadan kalkmış

dildeki sadeleşme çabaları aralıksız olarak sürmüştür.

 Edebiyatımız bu dönemde toplumcu bir karakter kazanmış

gerçekçi bir anlayış güdülmüştür.

 Aruz ölçüsünün yerini hece ölçüsü almış, şiirlerde de

günlük konuşma dili kullanılmıştır. Yine bu dönemde şiirin

biçimce daha da serbestleşmesi sağlanmıştır.

 Şiir, roman, hikâye ve tiyatro gibi türlerde önemli gelişmeler

olmuştur. Romanda ve hikâyede halk gerçekleri tamamen

yerleşmiştir. Yine tiyatro ve deneme alanında büyük

gelişmeler gösterilmiştir.

 Cumhuriyetin kuruluşuyla 1940 (İkinci Dünya Savaşı)

yılları arasında eser veren şair ve yazarlar genellikle daha

önceki Milli Edebiyat akımının etkisinde tam anlamıyla

"yerli" ve "halka doğru"; veya Batı'nın, özellikle Fransız

edebiyatının etkisinde kişisel yollarında yürümüşlerdir.

 Edebiyatımız İstanbul aydınlarının tekelinden kurtulmaya

başlamıştır. Anadolu'dan aydın yetişmeye başlamıştır.

 Bu dönemden itibaren farklı edebi topluluklar ortaya çıkmaya

başlamıştır.

II. ÜNİTE: CUMHURİYET DÖNEMİNDE

ÖĞRETİCİ METİNLER

 Öğretici metinler bakımından bu dönemde büyük ilerlemeler

kaydedilmiş, önemli eserler verilmiştir.

 Bilgi verme, düşündürme, açıklama amaçlanmış; metnin

yapısı dil ve anlatımı, kullanılan motifler bu amaçlara göre

belirlenmiştir.

 Kurtuluş Savaşı’dan yeni çıkmış olan ülkenin Atatürk ilke

ve inkılâpları doğrultusunda büyük bir kalkınmaya girişmesi

sonucunda millete ve milletin kültürüne yönelinmiş,

Anadolu ve Anadolu insanı konu edilmiştir.

 Öğretici metinlerde günlük konuşma dilindeki Türkçe

sözcükler, halk söyleyişlerindeki tamlamalar kullanılır;

Arapça ve Farsça sözcüklere fazla yer verilmez.

 Bu dönem yazarları, öğretici metinlerde terim ve kavramları,

gündelik hayata ait sözcük ve sözcük gruplarını kullanarak

edebi bakımdan güçlü bir anlatıma ulaşmayı

amaçlarlar.

 Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı öğretici metinlerinde

yazı dilinin konuşma diline yaklaştırılması, açık ve sade

bir dilin kullanılması daha fazla okura ulaşılmasını sağlamıştır.

 Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında öğretici metin

türlerinde eserler kaleme alan önemli sanatçılar şunlardır:

1. NURULLAH ATAÇ (1898 – 1957)

 Deneme ve eleştiri türünde usta bir isimdir.

 Batılı anlamda ilk deneme ve eleştiri yazılarının yazarıdır.

 1940’tan sonraki yazılarında Türkçeyi özleştirme çabası

öne çıkar.

Eserleri:

Deneme-Eleştiri: Günlerin Getirdiği, Karalama Defteri, Sözden

Söze, Ararken, Diyelim, Söz Arasında, Okuruma Mektuplar.

Günlük: Günce.

2. SUUT KEMAL YETKİN (1903 – 1980)

 Deneme ve eleştiriyle tanınmıştır.

 Sanat, estetik, resim ve felsefe alanlarında eserler vermiştir.

 Düşüncelerini açık ve yalın bir anlatımla kaleme almıştır.

Eserleri:

Deneme: Günlerin Götürdüğü, Edebiyat Konuşmaları, Edebiyat

Üzerine, Düşün Payı, Yokuşa Doğru, Şiir Üzerine Düşünceler,

Denemeler

İnceleme-Araştırma: Ahmet Haşim ve Sembolizm, Sanat

Felsefesi, Edebiyatta Akımlar.

3. İSMAİL HABİP SEVÜK (1892 – 1954)

 Milli mücadeleye destek veren önemli yazarlardandır.

 “İzmir’e Doğru” ve “Açıksöz” gazetelerinde başyazarlık

yapmıştır.

 Türk edebiyatı tarihi, anı, gezi yazısı gibi türlerde eserler

vermiştir.

Eserleri:

Edebiyat tarihi – İnceleme: Türk Teceddüt Tarihi, Avrupa

Edebiyatı ve Biz, Edebiyat Bilgileri

Gezi Yazısı: Tuna’dan Batı’ya, Yurttan Yazılar

Anı: O Zamanlar

4. CEMİL MERİÇ (1917 – 1987)

 Deneme türünün usta isimlerindendir.

 Denemeleri dışında, edebiyat tarihi, felsefe, tarih çalışmaları

ve çevirileri de vardır.

Eserleri:

Deneme: Bu Ülke, Mağaradakiler

Araştırıma-İnceleme: Umrandan Uygarlığa, Kırk Ambar, Bir

Dünyanın Eşiğinde.

5. SABAHATTİN EYÜBOĞLU (1908 – 1973)

 Deneme ustalarındandır.

 Araştırma ve incelemeleri de vardır.

Eserleri:

Deneme: Mavi ile Kara, Sanat Üzerine Denemeler

6. ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR (1883 – 1963)

 İstanbul’un lüks semtlerini ve Boğaziçi’ni, eski aşklarını,

eğlencelerini anlatmıştır.

 Anlaşılır bir dille, anı, makale, öykü ve romanlar yazmıştır.

 Anıları ve CHP roman yarışmasında (1942) üçüncü olan

Fehim Bey ve Biz adlı romanı önemli eserleridir.

Eserleri:

Anı: Boğaziçi Mehtapları, Boğaziçi Yalıları, Geçmiş Zaman

Köşkleri, İstanbul ve Pierre Loti

Roman: Fehim Bey ve Biz

III. ÜNİTE: COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN

METİNLER (ŞİİR)

1. ÖZ ŞİİR ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞİİR (SAF ŞİİR)

Türk edebiyatında "Saf Şiir" (Öz Şiir) eğilimi Ahmet Haşim'in

"Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar" adlı makalesiyle (Türk

edebiyatında ilk poetika örneği kabul edilir.) başlar.

Sanatın bir form sorunu olduğuna inanan bu şairler için

önemli olan iyi ve güzel şiir yazmaktır. Bu anlayışla kendilerine

özgü özel bir imge düzeni oluştururlar.

Şiirde her türlü ideolojik sapmanın dışında kalarak sadece

okuyucuda estetik haz uyandıran şiir yazma eğilimi, bu şairleri

her türlü mektepleşme eğiliminin dışında kalıp müstakil

şahsiyetler olarak şiir yazmaya yöneltmiştir.

Şiiri soylu bir sanat olarak kabul eden bu şairlerde düşsel

(hayali) ve bireysel yön ağır basar.

Saf şiir anlayışında estetik tavır ön plandadır. Bu anlayıştaki

şairler didaktik bilgiden uzak durup; bir şey öğretmeyi değil,

musikiyle ya da musikinin çağrıştırdığı, uyandırdığı imgelerle

insanın estetik duyarlılığını doyurmayı amaç edinirler. Kısacası

bu şairler şiirde anlama fazla önem vermezler. Anlaşılmak

için değil; duyulmak, hissedilmek için şiir yazarlar.

Şiirde biçim endişesi duyan bu şairlerde dize ve dil baş tacıdır.

Disiplinli çalışarak mükemmele varan halis şiir yazma

endişesi kendini hissettirir.

Gizemsellik, simgecilik, bireysellik, ruh, ölüm, masal, rüya,

mit temalarının yoğunca işlendiği bu şiirler zekâ ve bilincin

disipliniyle bütünleştirilerek yazılmıştır.

Özellikleri:

 Milli Edebiyat Döneminin şiir hareketleri bu dönemin

oluşmasında etkili olmuştur.

 Şiir dili her şeyin üzerindedir.

 Şiir bir biçim (form) sorunudur. Ahenk söyleyiş tarzı, ritim,

kafiye ile sağlanır.

 Amaç iyi ve güzel şiir yazabilmektir.

 Dilde saflaşma, sadeleşme görülür.

 Şiir, soylu bir sanat olarak kabul edilir.

 En değerli şey dizedir.

 Şairlerin kendilerine özgü bir imge düzenleri vardır.

 İçsel bir yaklaşımla insan anlatılır.

 Şiirin toplum için değil sanat için olduğunu iddia ederler

ve şiirlerini sanat için yazarlar. Şiirler ideolojinin esiri olmamalıdır.

 Güzel şiir ancak çalışarak elde edilir. Şiir emek işidir.

Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şairler ve Edebi Topluluklar

1. NECİP FAZIL KISAKÜREK (1905 – 1983)

 Şiirleri ve tiyatrolarıyla ün kazanmış usta bir yazardır.

 “Büyük Doğu” ve “Ağaç” dergilerini çıkarmıştır.

 Fransız sembolistlerinden ve halk şiirinden yararlanarak

heceyle kendine has, başarılı şiirler yazmıştır.

 İlk dönem şiirlerinden sonra mistik konuları, madde ve

ruh ilişkisini, insanın evrendeki yerini konu edinen şiirler

yazmıştır.

 “Kaldırımlar” şiiriyle geniş bir kesim tarafından tanınmış

ve sevilmiştir.

 Şiirlerini “Çile” başlığı altında bir kitapta toplamış ve bu

kitapta şiir anlayışını düzyazı olarak anlatmıştır.

Eserleri:

Şiir: Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuzluk

Kervanı, Çile

Oyun: Tohum, Bir Adam Yaratmak, Künye, Sabırtaşı, Para,

Nam-ı Diğer Parmaksız Salih, Reis Bey, Yunus Emre, Abdülhamit

Han, Ahşap Konak, Siyah Pelerinli Adam

Öykü: Hikâyelerim

Roman: Aynadaki Yalan

Anı: Yılanlı Kuyudan

2. AHMET HAMDİ TANPINAR (1901 – 1962)

 Şiir, öykü, roman, edebiyat tarihi, makale, deneme alanlarında

eserler vermiştir.

 Eserlerinde Doğu-Batı çatışması, “rüya” ve “zaman” kavramları,

“geçmişe özlem”, “mimari” ve “musiki” öne çıkar.

 “Ne içindeyim zamanın! Ne de büsbütün dışında” dizeleri

onun zamanı kavrayışının özünü vermektedir.

 ‘Bursa’da Zaman’ şiiri geniş bir kesim tarafından sevilmiştir.

 Ahmet Haşim’in özellikle de Yahya Kemal’in etkisinde

kalmış, Sembolizmden etkilenmiştir.

 Romanlarında psikolojik tahlillere önemle eğilen yazarın;

kendine has bir üslubu vardır.

 Yazarlığı dışında İstanbul Üniversitesi’nde edebiyat profesörlüğü,

milletvekilliği de yapmıştır.

 “Beş Şehir” adlı önemli deneme kitabında Ankara, Erzurum,

Bursa, Konya ve İstanbul’u anlatmıştır.

 “Huzur” romanı, aşkı, psikolojiyi ve Doğu-Batı karşıtlığını

içerir; roman kişilerinin adlarının verildiği dört bölümden

oluşur: İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz.

Eserleri:

Şiir: Bütün Şiirleri

Roman: Mahur Beste, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Huzur,

Sahnenin Dışındakiler, Aynadaki Kadın.

Öykü: Abdullah Efendi’nin Rüyaları, Yaz Yağmuru.

Deneme: Beş Şehir, Yaşadığım Gibi.

Makale - İnceleme: Yahya Kemal, XIX. Asır Türk Edebiyatı

Tarihi, Edebiyat Üzerine Makaleler.

3. AHMET MUHİP DIRANAS (1908 – 1980)

 Şiirleriyle tanınmakla birlikte tiyatro eserleri de vardır.

Fransız sembolizmiyle Türk şiir geleneğini başarıyla kaynaştırmıştır.

 Hece ölçüsüyle biçimsel mükemmelliğe önem verdiği

şiirler yazmıştır. Aşk, insanın iç dünyası gibi bireysel duyguları

işlemiştir.

 Kar, Olvido, Ağrı ve Fahriye Abla şiirleriyle sevilmiştir.

Eserleri:

Şiir: Şiirler

Oyun: Gölgeler, O Böyle İstemezdi.

4. CAHİT SITKI TARANCI (1910 – 1956)

 Otuz Beş Yaş, Desem ki ve Gün Eksilmesin Penceremden

şiirleriyle tanınır.

 Şiirlerinin çoğunda ölüm konusunu işlemiştir.

 Romantizm ve sembolizmden etkilenmiştir.

 Hece ölçüsüyle yazdığı şiirleri de serbest şiirleri de vardır.

 Şiirde biçime, kafiyeye ve ahenge önem vermiştir.

Eserleri:

Şiir: Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel, Ömrümde Sükût, Sonrası

Mektup: Ziya’ya Mektuplar

5. ASAF HALET ÇELEBİ (1907 – 1958)

 Hiçbir akıma girmeyen kendine has bir şairdir.

 Gençlik yıllarında divan edebiyatından etkilendi. Gazeller

ve rubailer yazdı. 1937'den sonra serbest ölçü kullanmaya

ve Batı şiirinin tekniklerine yönelmeye başladı.

 Şiirlerinde dinlerden, ideolojilerden, toplumsal olaylardan

çok Anadolu-İran-Hindistan çizgisi üzerinde uzanan bir

yaşamın görünümlerini sesler aracılığıyla dile getirdi.

Eserleri:

Şiir: He, Lâmelif, Om Mani Padme Hum

YEDİ MEŞALECİLER

1928 yılında ortaya çıkan bu topluluk, şiir ve yazılarını "Yedi

Meşale" adlı kitapta toplamışlardır.

Türkiye'de Cumhuriyet döneminde "sanat sanat içindir" deyip

öz şiir anlayışını benimseyen ilk grup Yedi Meşaleciler'dir.

Bunlara göre şiir hiçbir fikir ve ideolojinin hizmetinde kullanılamazdı.

Gerçek şiir, sanat için yazılan, samimi ve yenilik

dolu olan şiirdir.

Özellikleri:

 Sanat, sanat için olmalıdır.

 Edebiyatta taklitten kaçınılmalı, daima yenilik, içtenlik,

canlılık aranmalıdır.

 Batılı ilkelerle sanat yapılmalı, geleneksel temalar yerine

yeni temalar bulunmalıdır.

 Şiirde konu zenginliği sağlamak için hayalden yararlanılmalıdır.

 Şiirde hece ölçüsünü kullanmışlardır.

 Çarpıcı imge ve benzetmelerle zenginleştirdikleri şiirleri,

ustalıkla yapılmış birer tablo değeri taşır.

 Fransız sembolistlerin etkisinde kalmışlardır.

 Edebiyatımızda kısa süreli bir yankı uyandıran Yedi Meşaleciler,

hedeflerini gerçekleştiremeden dağılmışlardır.
  1   2   3   4   5   6   7

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Ders notlari I. ÜNİTE: cumhuriyet dönemi TÜrk edebiyati iconDers Notları ÜNİte I

Ders notlari I. ÜNİTE: cumhuriyet dönemi TÜrk edebiyati iconDers notlari I. ÜNİte güzel sanatlar ve edebiyat

Ders notlari I. ÜNİTE: cumhuriyet dönemi TÜrk edebiyati iconTürk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

Ders notlari I. ÜNİTE: cumhuriyet dönemi TÜrk edebiyati iconTürk Edebiyatı – Dil ve Anlatım Dersleri İçin Kaynak Site

Ders notlari I. ÜNİTE: cumhuriyet dönemi TÜrk edebiyati iconDers notlari

Ders notlari I. ÜNİTE: cumhuriyet dönemi TÜrk edebiyati iconDers notlari

Ders notlari I. ÜNİTE: cumhuriyet dönemi TÜrk edebiyati iconDers notlari

Ders notlari I. ÜNİTE: cumhuriyet dönemi TÜrk edebiyati iconDers notlari

Ders notlari I. ÜNİTE: cumhuriyet dönemi TÜrk edebiyati icon2. Cumhuriyet döneminde hangi kanunun kabulü ile toplumsal ve ekonomik...

Ders notlari I. ÜNİTE: cumhuriyet dönemi TÜrk edebiyati iconDers notlari birinci Gün 7


Sanat




© 2000-2018
kişileri
s.ogren-sen.com