Ders notlari


sayfa5/20
s.ogren-sen.com > Doğru > Ders
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   20

Yararlanılan ve Önerilen Kaynaklar

    • Veysel Sönmez, Öğretim İlke ve Yöntemleri, Anı Yayıncılık, Ankara, 2008.

    • Kabapınar, F., Oluşturmacı (Constructivist) Fen Öğretimi, Aktif Öğrenme ve Öğretme Yöntemleri Seminer Ders Notları, Ankara, 2003, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi.

    • Kamile Ün Açıkgöz, Etkili Öğrenme ve Öğretme, Eğitim Dünyası Yayınları, İzmir, 2003.



  1. KAVRAMSAL KARİKATÜR TEKNİĞİ

Kavramsal karikatür tekniği, günlük olayları içeren karikatür stilindeki resimler olup bilimsel konulara alternatif bir bakış açısı öne sürer ve karakterleri birbirleri ile tartışmaya davet eden bir özelliğe sahiptir. Diğer türdeki karikatürlerden daha kullanışlı ve etkili yapıya sahip ve özel bir adı olan karikatürlerdir. İlk olarak Londra da Fizik Enstitüsü desteğiyle yapılan bir çalışma sonucu metro araçlarında kullanılmıştır ve ‘ne düşünüyorsunuz?’ sorusunu içermektedir.

Kavramsal karikatür: “Günlük olayları içeren karikatür stilindeki resimler olup bilimsel konulara alternatif bir bakış açısı öne sürer ve karakterleri birbirleri ile tartışmaya davet eder”. Kavram karikatürleri yapısal açıdan bilinen karikatürlerden farklı bir formatta olup içerisinde mizahi ve abartılı unsurları barındırmamasına karşın olay ve karakterlerin çizgiler ile anlatılıyor olması onlara karikatür özelliği yüklemektedir. Genellikle üç ya da daha fazla karakterin günlük bir olay hakkında karşılıklı soruları ya da fikirleri konuşma balonları biçiminde sunulmaktadır. Kavram karikatürlerinin birincil uygulama amacı bir kavram, durum ya da olay hakkında tartışma başlatmak ve beraberinde araştırmaya sevk etmektir. (Uğurel, 2007).

Fen bilimlerinde çok sık kullanılan bu teknik sosyal bilimlerde de gerekli kurgular yapılarak çok rahatlıkla kullanılabilir.

Avantajları

  • Öğrencilerin var olan bilgi ve düşüncelerinin ortaya çıkarılmasını sağlar,

  • Düşünceleri sorgulatarak ve derinleştirerek ayrıntıya girmeyi kolaylaştırır,

  • Alternatif bakış acıları sunar,

  • Tartışma ortamı yaratmak için bir uyaran olarak kullanılır,

  • Öğrencilerin kendi düşüncelerini sorgulamalarını sağlar,

  • Kavram yanılgılarını ve kararsızlıkları ortaya çıkarır ve giderilmesini sağlar,

  • Araştırmaya yönlendirir,

  • Katılımı ve motivasyonu artırır,

  • Bir konuyu özetlemek ya da tekrar etmeye yardımcı olmak için kullanılabilir.

Sınırlıklar

  • Kavramsal karikatürlerde öğrenci istemeden abartıya başvurabilir

  • Konular açık ve net bir şekilde anlatılmazsa öğrenci kavram yanılgılarını anlamakta zorluk çeker.

  • Sosyal bilimlerde kavram karikatürlerini fen bilimlerine göre uygulamak daha zorlu bir işlemdir.

  • Karikatürde yer alan görüşlerin sınırlı sayıda kelime içermesi nedeniyle konunun derinlemesine incelenmesinin sınırlı düzeyde tutar.

  • Kavram karikatürlerinin amacının ilgi çekmek ve düşünmeyi sağlamak olduğunu ancak bir konunun tamamına ilişkin bilgi sunmada sınırlıdır.

Uygulama Süreci

  1. Öğrencilerin sıkça yaptıkları kavram yanılgıları belirlenir.

  2. Öğrencilerin öncelikle dersin temel kavram ve ilkelerine dayalı bir konu ile ilgili yanlış ve doğru ifadeleri oluşturmakta, bu ifadeler, konunun olumlu ya da olumsuz yönleriyle ilgili olabilir.

  3. Belirlenen bu ifadeler, insan veya hayvan figürleri kullanılarak bir poster üzerinde resimlendirilir ve öğrenciler tartışmalarını bu poster üzerinde yaparlar.

  4. Tartışma sonrasında oluşan sonuçlar hazırlanan çalışma kağıdı üzerinde belirtilir.

  5. Çalışma kağıdında, posterde belirtilen ifadelerden hangisinin doğru olduğu işaretlenmekte daha sonra yanıtın gerekçesi belirtilir.

Sosyolojik Kazanımlar

  • Kavramsal karikatürler öğrencileri sosyolojik araştırmaya sevk eder.

  • Sosyolojik kavram yanılgılarının tespitinde ve giderilmesinde oldukça önem taşır.

  • Öğrencilerin sosyolojik ön bilgi ve düşüncelerinin ortaya çıkarılmasını sağlar.

  • Sosyolojik düşünceleri sorgulatarak ve derinleştirerek ayrıntıya girmeyi kolaylaştırır.

  • Öğrencilere sosyolojik olay ve durumlara dönük alternatif görüş sunma, görüşleri paylaşma, düşünceleri tartışmalarla geliştirme fırsatı verir.


Uygulama Örneği

Ders

Sosyoloji

Sınıf

III

Ünite

Toplum ve Kültür

Yaklaşık süre

40+40

Kazanım

Kültürün farklı anlamlarını ayırt eder.

Kullanılan Teknik

Kavramsal karikatür


Hazırlık Evresi

Bu tekniğin esaslarına göre kavramsal karikatür sınıftaki herkesin görebileceği bir yere asılır. Öğretmen daha sonra bu tekniğin temel uygulama kurallarını öğrencilere açıklar, öğrencilerin kişilere değil fikirlere karşı çıkmalarını, kanıtlarını ve deneyimlerini paylaşmalarını ister. Ayrıca birbirini saygı ve hoşgörüyle dinlemeleri gerektiğini hatırlatmalıdır.

Uygulama Evresi

SS

B

ff

g

SİZCE

KÜLTÜRLENME

NEDİR?

Bence, farklı toplumlardan gelen insanların etkileşim

sürecine girip yepyeni

Bir kültür sentezine varmasıdır.

Hayır, yanılıyorsun

Farklı toplumlardan gelen

insanların etkileşim i sonucu

Her ikisinin de

değişmesidir.

Arkadaşlar hiçbiri değil

Bence kültürel

değerlerin bireye

kazandırılma

sürecidir.

Hazırlanan karikatür öğrencilere sunulur. Birbirine çok karışan bu kavramlar öğrencilerin yanılmasına sebep olmuştur. İlk söz isteyen Ayşe’dir.

Ayşe: Bence gözlüklü karakterin dediği doğrudur. Çünkü kültürlenme olması için ilk önce kültürel değerler bireye aşılanmalıdır ve birey kültürün sürecine dahil edilmelidir.

Büşra: Ben Ayşe’ye katılmıyorum çünkü, kültürlenme kelime anlamıyla bir zorunluluk arz ediyor. Yani bir etkileşim var toplumlar arası ve etkileşim sonucu yeni bir sentez söz konusudur. Bu açıdan kız karakter doğru söylemektedir.

Gökhan: Bence kültürlenmede bir değişim söz konusudur. Farklı toplumlardan gelen bireyler etkileşim yaşadıktan sonra bunların kültürlerinde meydana gelen değişimlerdir. Bu açıdan ortadaki karakter bana daha yakın gelmektedir.

Bu gibi fikirler öğrencilerden alındıktan sonra hangi öğrencilerde kavram yanılgısı olduğu tespit edilir ve bu amaca yönelik farklı düzenlemeler yapılır.

Sonuç

Öğretmen kavram yanılgılarını belirledikten sonra öğrencilere dönüt vermek amaçlı yanlışların, yanılgıların neler olduğu üzerinde bir açıklama yapar.

Kurum ,kuruluş ne demekti ???

iİkiside aynı şeyler…

Kurum,özel teşebbüslerin

ağırlıksal olarak faaliyette

bulunduğu bir temel

arz eder

Kuruluş,

Kamusal bir teşebbüs sonucu varlık gösteren bir yapıdır.

Kurum-Kuruluş Kavram Karikatürü


Yararlanılan ve Önerilen Kaynaklar

  • Keogh, Brenda, Naylor, Stuart (1999). “Concept Cartoons, Teaching And Learning İn Science: An Evaluation” International Journal Of Science Education, Vol. 21, No. 4, Pp. 431-446.

  • İnel,Necati (2009),’Kavramsal Karikatür’,Eğitim Fakültesi Elektronik Fen Ve Matematik Eğitimi Dergisi (Efmed),Cilt 3(Sayfa 1-16), Sayı 1

  • Ülgen, G. (2001). Kavram Geliştirme, Ankara: Pegem A Yayıncılık.


8.ANLAM ÇÖZÜMLEME TABLOLARI (AÇT)

Bu araç Amerikan literatürüne semantik özellikler analizi (semantic features analysis) terimiyle girmiştir (Fredericks ve Cheesebrough, 1993). Bu araç, öğrencilerin de katıldığı bir etkinlik ile iki boyutlu bir tablo olarak geliştirilir. Tablonun bir boyutunda özellikleri çözümlenecek olan varlıklar veya kavramlar yer alır, diğer boyutunda özellikler sıralanır.
Anlam çözümleme tabloları bir ünite veya kavram sınıfta işlenmeden önce veya işlendikten sonra kullanılabilir. Kavram sınıfta işlenmeden önce kullanılırsa öğrencilerin kavramla ilgili ön bilgileri, eksiklikleri ve yanlış algılamaları tespit edilebilir. Böylece ders eksiklikleri veya kavramın sınıfta verilişi ona göre planlanır. Kavram işlendikten sonra anlam çözümleme tabloları ve kavram ağları yapılırsa değerlendirme yapılmış olur. Bir başka deyişle öğrencinin konuyu ne kadar anladığı ölçülmüş olur.
Fen bilimlerinde çok sık kullanılan bu teknik sosyal bilimlerde de gerekli kurgular yapılarak çok rahatlıkla kullanılabilir.

Avantajları

  • Öğrencilerde var olan kavram yanılgılarını ortaya çıkartmada etkilidir.

  • Anlam çözümleme tabloları kavramların tanımlayıcı ve ayırt edici özelliklerinin öğrenilmesinde etkili bir biçimde kullanılır.

  • Öğrenci bu aracı hazırlarken öğrendiği sözcülerin anlamlarını daha önceki bildiği sözcüklere bağlar, böylece kavram geliştirmiş olur.

  • Anlam çözümleme tabloları bir defa hazırlandıktan sonra kavramları pekiştirmek içinde kullanılabilir.

Sınırlıklar

  • Öğrenci kavramları ilişkilendiremeyebilir.

  • Bilinmeyen kavramların betimlenmesi zor olabilir.

  • Öğrenciler kavramların özelliklerini söyleyemeyebilir.

  • Öğretmen tekniği iyi kurgulayamazsa amaca ulaşma güç olabilir.


Uygulama Süreci:

  1. Öğretmen ders kitabında veya diğer yazılı kaynaklardan bir konu seçer. ( izleyeceği konu veya işleyeceği konur)

  2. Konu başlığını tahtaya yazar,

  3. Öğretmen öğrencilerin buldukları kavramları tahtanın sol tarafına alt alta yazar.

  4. Öğrencilere adları yazılan kavramların özellikleri sorulur; onlardan bulabildikleri özellik söylemeleri istenir. Özellikler tahtaya sıralanır.

  5. Bundan sonra iki boyutlu bir kavram özellikleri tablosu hazırlanır. Satır ve sütun başlıkları belirlenmiş tabloyu her öğrenci defterine çizer.

  6. Öğrencilerden “ X ” ile bir özelliğin bir kavramda varlığını göstermek üzere tabloyu işaretlemeleri istenir.



  7. Sosyolojik Kazanımlar

  • Sosyolojik kavramsallaştırma pratiğini geliştirir.

  • Sosyolojik bilgi ve kavramların gelişmesini sağlar.

  • Sosyolojik kavramlar arası ilişkilendirme becerisini geliştirir.

  • Sosyolojik kavramların somutlaştırarak, anlamlı ve kalıcı öğrenilmesini sağlar.

  • Sosyolojik kavramlar arası karşılaştırma becerisini geliştirir.


9.KARTOPU TEKNİĞİ
Kartopu, daha fazla sayıda kişiyi kattıkça tartışmanın büyüdüğünü ifade eden basit bir terimdir

(kartopunun karda yuvarlandıkça büyümesi ile aynı). Tekniğe kartopu denilmesinin nedeni grubun giderek genişlemesidir. Verilen bir problemi önce öğrencinin tek başına düşünmesi, daha sonra iki öğrencinin bir araya gelerek görüşlerini tartışmaları, dörtlü grupta bu görüşlerin karşılaştırılması, sekizli gruplarda aynı konunun tartışılıp karara varılması, son aşamada grupların görüşlerinin sınıfa sunulması ile süreç tamamlanır.
Bu teknik öğrencilere konularla ilgili kendi cevaplarını düşünmeyi ve aynı tema üzerindeki düşüncelerini değerlendirerek kendi aralarında kademeli olarak bir işbirliği sürecinin başlamasını sağlar. Sessiz öğrencilerin fikirlerini başlangıç olarak çift ve daha sonra daha büyük gruplarda paylaşmaları için cesaretlendirilmesi yararlı bir yoldur. Ayrıca bir konu üzerinde herkesin görüşlerinin temsil edilebileceğini sağlar ve tüm bir sınıf tartışması olmaksızın bir sınıfın fikir birliğine olanak verir.

Bu teknikte hareket ve iletişim kolaylığı için geniş bir alana ihtiyaç duyulur. Başka bir seçenek olarak, öğrenciler sandalyelerini uygun yerlere taşır ve masaların etrafında kümeler oluşturabilirler.
Avantajları

  • Öğrencilerin, tartışmayı yapılandırmak için tartışma öncesi akıl yürütme ve soru oluşturma becerileri gelişir.

  • Analiz, sentez ve değerlendirme gücü kazandırır.

  • Öğrencilerin ilgi duyduğu ya da üzerinde anlaşmaya varamadığı konuların öğretiminde çok etkili bir tartışma tekniğidir.

  • Öğrencilerin tartışma ve grupla çalışma becerilerinin geliştirilmesi için kullanılır.

  • Sınıf içi tartışmaları canlandırır.

  • Öğrencilerin ifade güçlerinin artmasına ve kendilerine güven duymalarına yardımcı olur.

  • Öğrenciler, görüşleri sessiz ve saygılı bir biçimde dinleme, dinlediklerini kendi cümleleri ile ifade etme ve not alma becerisi kazanırlar.



Sınırlıklar

  • Kalabalık sınıflarda uygulamak zordur.

  • Öğrencilerin tartışma konusunda ön bilgileri yok ise hedef dışına çıkılabilir.

  • Zaman yeterliliği açısından sıkıntı yaşanabilir. Tüm öğrencilerin dinlenmesi mümkün olmayabilir.

  • Teknik hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan öğretmenler tarafından uygulanırsa sınıf içerisinde tartışmanın kontrolünün sağlanması zor olabilir ve bu sebep ile sınıf içerisinde kutuplaşmalar yaşanabilir.


Uygulama Süreci

  1. İlgili bir soru sorulur ya da bir senaryo tasvir edilir.

  2. Öğrenciler bireysel olarak düşüncelerini, fikirlerini ve/veya önerilerini yazarlar.

  3. Öğrenciler ikili gruplar oluşturur ve cevaplarını karşılaştırırlar. Durumlarını tartışırlar ve konu üzerinde bir karar ya da uzlaşmaya varırlar, ve sonra bunu kaydederler.

  4. Öğrenciler dört kişiden oluşan gruplara girerler ve benzer süreci üstlenirler. Diğer bir karara varılır ve not edilir.

  5. Dört kişilik grup bu adımda sekiz kişilik grup haline gelir ve süreç tekrarlanır. İleri bir karara ulaşılır.

  6. Gruplar büyüyorken bir konuşmacı/işi kolaylaştıran biri, zaman hakemi, kaynak yöneticisi ve yazıcı, vb. seçmek gerekli olacaktır.

  7. Son olarak bütün sınıfın durumu daha sonra tartışılır ve doğrulanır.

  8. Karar verilen duruma güçlü bir şekilde karşı çıkan her öğrencinin görüşü eğer birey onların fikrinin yeterince temsil edilebilir olmadığını düşünürse kayıt edilebilir.

  9. Bilgi almak daha sonra sadece bilgiyi ve anlamayı değil, ayrıca etkinliğin sürecini de keşfetmeyi sağlar. Öğrenciler nasıl karara vardılar? Ulaşılan uzlaşım nasıldı? Hangi yeteneklerini kullanıyorlardı?


Uygulama Örneği

Ders

Sosyoloji

Sınıf

III

Ünite

Toplumsal Kurumlar

Yaklaşık süre

40+40

Kazanım

Aile

Kullanılan Teknik

Kartopu



Türkiye’de ki aile içinde kadına yönelik şiddetle ilgili istatistiksel verilerin gerçeği yansıtmamasının nedenleri sizce neler olabilir?

Tartışma konusu verildikten sonra öğrencilerin bireysel olarak düşünmeleri sağlanır. Daha sonra bu tek kişilik düşünme bir arkadaşları daha eklenerek iki kişi olarak devam eder. Örneğin,

AHMET, Türkiye’de ki baskın güç olarak din olgusunu görür. Bu sebep ile aile içinde kadına karşı uygulanan şiddetin topluma objektif olarak yansımamasının sebebini din olarak açıklar. Çünkü dine göre aile içi mahremiyet önemlidir. Yaşanan iyi ve kötü her şeyin aile içinde kalmasını gerektiği düşüncesi istatistikleri yanlış yönde etkilemektedir.

Ahmet’in bireysel olarak bu düşüncesine daha sonra yanına eklenen arkadaşı farklı bir bakış açısı getirerek tartışmayı devam ettirir. Örneğin,

EBRU, bu durumun din ile alakalı olmadığını aksine eğitim ile hatta eğitimsizlikle alakalı olduğunu savunur. İnsanların şiddeti saklamasının gerekli olduğunu düşünmesinin sebebinin tamamen eğitimsizlik ile açıklar. Çünkü şiddet uygulayan birey ailesinde şiddet ile tanışır ve bunu saklaması gerektiğini düşünür. Bu sorunun giderilmesi için bireyin eğitilmesi gerekir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bir kadın baba evinde şiddet görüyor ise kendi evliliğinde görmüş olduğu şiddete ses çıkarmamaktadır.

Tartışma iki kişilik grupta devam ederken bu gruba sınıf içerisinden iki öğrenci daha katılarak dört kişilik bir tartışma grubu oluşturulur. Örneğin,

EDA, şiddetin saklamasının sebebini eğitim ve dinin yanında Türk aile yapısıyla da ilgili olduğunu savunur. Türk gelenek ve göreneklerinde ailenin kapalı ve mahrem bir topluluk olduğu görüşü vardır ve bu görüş günümüze kadar varlığını sürdürmektedir. Bu sebep ile şiddet gören kadın bu durumu saklaması gerektiğini düşünür.

SERKAN, Eda’ya benzer olarak şiddetin saklanmasının sebebini Türk toplumunda ki evlilik tipleriyle ilgili olduğunu belirtir. Genelde yaşanan akraba evliliklerin de kişi şiddet gördüğünü saklama gereği duyar. Çünkü şikâyet edeceği kişi hem eşi hem de yakın akrabası olduğu için bütün ailesinin ve akrabalarının durumunu düşünerek bu durumu gizleme gereği duyar.

Bu tartışmalar yapıldıktan sonra dört kişilik tartışma grubuna sınıf içeresinden dört kişi daha eklenerek tartışma sekiz kişi içerisinde yapılır. Örneğin,

NAZLI, bu durumu belirtirken kadınların korktuğunu ve bu yüzdende dile getiremediklerini söyler. Kadınlar, şiddet görürler ve söylediklerinde daha ağır bir şiddete hatta canlarına kast edileceğini düşünmektedirler. Şiddet gösteren insanlar, bunu da düşünerek ölümle tehdit etmektedirler. Kadınlarda bunun korkusunu yaşamaktadırlar.

CİHAN ise, şiddet konusunda en büyük etkenin ekonomik olduğuna vurgu yapar. Kadınların ekonomik olarak özgür olmaması, bu durumu dile getirmelerine engel olur. Kadınlar, şiddete maruz kalırlar ve ekonomik olarak bağımlı olduklarından da saklama gereği duyarlar.

Bu iki kişinin yanına iki kişi daha eklenir. Örneğin;

ALİ, şiddetin saklanmasının nedenini Nazlı’ya benzer olarak korku olarak belirtir. Ama bu korku çocukları için korkmadır. Çünkü şiddet gösteren eş, karısını çocukları üzerinden tehdit eder ve korkutur. Bu durumu dile getirirse çocuklarına da şiddet uygulayacağını veya boşanma durumunda çocuklarını göstermeyeceğini söyler. Kadın da bu durumlardan dolayı, kendi durumunu gizler.

GÜLŞAH ise, toplum baskısını savunur. Toplumsal olarak birçok baskı görürüz. Mahalle, komşu, eş, dost, iş yaşamı, akraba gibi baskılardan örnekler vererek kadının bu durumlardan dolayı şiddeti söylemediğini savunur. Kadın, şiddet gördüğünü komşu ya da akrabasına belli ederse ailece ötekileşeceğine inanır. Bu durumu da bu sebeplerden dolayı gizli tutar.

Böylelikle tartışma tamamlanmış olur ve 2, 4, 8 olarak teknik uygulanır ve kazanım elde edilir. Öğrenciler, hem bu tekniği öğrenmiş olur hem de arkadaşlarının görüşlerini öğrenmiş, kendi görüşünü savunmuş, aynı zamanda kazanımı elde etmiş olur.



  • Active Learning and Teaching Methods for Key Stages-1 and 2, Nother Ireland Curiiculum, A PMB Puclication, 2007, Produced by CCEA, Clarendon Road, Belfast BT1 3BG.

  • Surgenor, Paul. Teaching Toolkit. UCD Teaching and Learning / RESOURCES, UCD Dublin

  • Mayes, T. and S. de Freitas (2004). Review of e-learning frameworks, models and theories.


10.AKVARYUM (İÇ ÇEMBER) TEKNİĞİ
Sınıf içi tartışmaları canlandırmak, mümkün olduğu kadar çok sayıda öğrenciyi tartışmaya katmak için kullanılır. Sıraların iç içe iki çember halinde oturulacak şekilde düzenlenir. İç çemberde tartışma konusu hakkında konuşmak isteyenler, dış çembere ise dinleyiciler bulunur. (Bir akvaryumun dışarıdan izlenmesi gibi) Tartışma konusu öğrencilere verilir. Tartışmayı yapılandırmak ve sürdürmek için önceden bir soru listesi hazırlanmalıdır Tartışma sırasında çemberin dışındakilerin sessiz olması sadece iç çemberde oturanların konuşması gerekir. İç çemberdeki öğrencilerle dış çemberdeki öğrenciler yer de değişebilir. Daha sonra her iki grubun katılımıyla sonuca ulaşılır.
Avantajları

  • Öğrencilerin ilgi duyduğu ya da üzerinde anlaşmaya varamadığı konuların öğretiminde çok etkili bir tartışma tekniğidir.

  • Öğrencilerin tartışma ve grupla çalışma becerilerinin geliştirilmesi için kullanılır.

  • Sınıf içi tartışmaları canlandırır.

  • Mümkün olduğu kadar çok sayıda öğrencinin tartışmaya katılımını sağlar.

  • Öğrencilerin ifade güçlerinin artmasına ve kendilerine güven duymalarına yardımcı olur.

  • Öğrenciler, görüşleri sessiz ve saygılı bir biçimde dinleme, dinlediklerini kendi cümleleri ile ifade etme ve not alma becerisi kazanırlar.

  • Öğrencilerin, tartışmayı yapılandırmak için tartışma öncesi akıl yürütme ve soru oluşturma becerileri gelişir.

  • Analiz, sentez ve değerlendirme gücü kazandırır.

  • Öğrenci merkezlidir.

  • Öğrencilerin empati yetisini geliştirir.


Sınırlıklar

  • Kalabalık sınıflarda uygulamak zordur.

  • Öğrencilerin tartışma konusunda ön bilgileri yok ise hedef dışına çıkılabilir.

  • Zaman yeterliliği açısından sıkıntı yaşanabilir. Tüm öğrencilerin dinlenmesi mümkün olmayabilir.

  • Teknik hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan öğretmenler tarafından uygulanırsa sınıf içerisinde tartışmanın kontrolünün sağlanması zor olabilir ve bu sebep ile sınıf içerisinde kutuplaşmalar yaşanabilir.

Uygulama Süreci

  • Sınıfın uygun bir yerine bir çember çizilir.

  • Çemberin ortasına bir boş sandalye konur.

  • Sınıfın tümü çemberin dışındadır.

  • Konu hakkında yorum yapmak isteyen sandalye oturur, düşüncesini söyler ve çemberin dışına çıkar.

  • Çemberin dışındaki diğer öğrenciler tartışmayı izlerler, düşünür ve katılımcılara dönütler verirler.

  • Tartışmayı yapılandırmak ve sürdürmek için önceden bir soru listesi hazırlanmalıdır.

  • Gözlemciler tartışma sırasında not almalı, tartışma sonunda sınıfa tartışmanın özeti sunulmalıdır.


Sosyolojik Kazanımlar


Ders

Sosyoloji

Sınıf

III

Ünite

Toplumsal Değişme

Yaklaşık süre

40+40

Kazanım



Kullanılan Teknik

Akvaryum

Akvaryum tekniğine uygun olarak sınıfta oturma düzeni oluşturulur. Bunun için ilk olarak sınıfın ortasına boş bir sandalye konulur ve bu sandalyenin çevresine sınıfın mevcuduna uygun olarak bir çember yapılır. Örneğin 20 kişilik bir sınıfta 5 kişilik iç çember ve 15 kişilikte dış çember oluşturulabilir. Teknikte uygulanacak tartışma konusu öğrencilere sunulur. Örneğin, Toplumsal Değişme ünitesi ile ilgili olarak ’Dünya küçük bir köydür’ cümlesi öğrencilere tartışılması için söylenir. İlk olarak sınıfın ortasında ki boş sandalyenin çevresinde bulunan 5 kişilik iç çemberde ki öğrencilerden gönüllü olarak ilk öğrenci sandalyeye oturur ve kendi görüşlerini arkadaşları ile paylaşır. Örneğin;

EVRİM, bilim ve teknolojin toplumsal ilişkilerde ve yapıda ki değiştirme gücü üzerinde durur. Örneğin Japonya da meydana gelen bir değişmenin aslında bütün dünyayı etkilediğini çünkü dünyanın gerçektende küçük bir köy olduğunu söyler. Evrim iç çemberde ki yerine geçer ve iç çemberde ki başka bir öğrenci kendi isteği ile sandalyeye oturur.

SEMİH, çevremizde ki değişimlerin(iklim, ulaşım gibi)insan yaşamı üzerinde ki etiksi ve bu durumun toplumsal değişmeye olumlu ve olumsuz katkısından bahseder. Vermiş olduğumuz tartışma konusunu bu bağlamda ele alır Örneğin, Van depreminde sadece bu bölgede meydana gelen bir olumsuzluğun tüm iller ve hatta ülkelerde bir etki yarattığını ve evrensen bir bütünleşmeye sebep olduğunu vurgular.İç ve dış çemberde bulunan diğer öğrencilerde fikirlerini söyleyen Evrim ve Semih arkadaşlarına dönüt verirler. Bu noktada öğretmenin yönetimi önemlidir. Süre ve tartışmanın sağlıklı ilerlemesi için gerekli yerlerde müdahale etmelidir. Semih yerine geçtikten sonra iç çemberde ki gönüllü olan diğer bir öğrenci sandalyeye oturur.

SİNA, ekonomi alanında meydana gelen toplumsal değişmelerin tüm dünya ülkelerini etkilediğini söyler. Buna sebep olarak da vermiş olduğumuz tartışma konusu olan dünyanın küçük bir köy olduğu cümlesinden hareket eder. Örneğin, günümüzde etkisini koruyan Amerika’da ki ekonomik çalkantıları gösterir. Bu ekonomik krizin birbiri ile ilişkiler içerisinde olan diğer dünya ülkeleri tarafından da hissedildiğini belirtir.

Sina kendi görüşlerini açıkladıktan sonra yerine geçer ve çemberde ki diğer bir gönüllü arkadaşı sandalyeye oturur.

ALEV, ülkesel olarak ekonomide ki her türlü olumlu gelişmenin bulunduğu ülkenin orta tabakasının gelişmesine yardımcı olur. Bu orta tabakanın gelişmesi ülkenin gelişmesine ve böylelikle de küçük bir köy olan dünyanın gelişmesine sebep olacaktır. Çünkü dünyada bulunan her ülkenin birbiri ile olumlu ve olumsuz bağlantıları bulunur. Bu görüşe iç çemberde bulunan Sina katılır. Çünkü kendi görüşüne oldukça yakın bulur. Alev çemberdeki yerine geçtikten sonra iç çemberdeki son kişi sandalyeye oturur ve görüşlerini belirtir.

BİLGE, vermiş olduğumuz tartışma konusu ile ilgili olarak farklı bir bakış açısı geliştirerek Atatürk’ün geçmişte ki batılı ülkelerin gelişmelerini örnek aldığını ve bu sayede savaş sonrası Türk toplumunu geliştirmeyi başardığını söyler. Bu bağlamda önemli olanın batının taklitçisi olmak yerine örnek olarak Türk toplumuna doğru uygulanmasıdır. Atatürk bu noktayı en iyi şekilde fark etmiş ve uygulamıştır. Atatürk ilkelerinin toplumsal değişme ve bütünleşmeye katkısının çok olduğunu söyler.

Son öğrenci olan Bilge de kendi düşüncelerini dile getirdikten sonra yerine geçer ve dış çemberde bulunan sınıfın geri kalanında ki gözlemci öğrenciler de tartışma sırasında almış oldukları notlar ışığında kendi görüşlerini dile getirirler. Öğretmen bu sıra da yönlendirici konumundadır. Sınıf içerinde genel olarak bütün öğrencilerin görüşlerini aldıktan sonra öğretmen ünite ile ilgili olan kazanımları öğrencilere verdiğini gözlemler ve bunu değerlendirme yaparak da kanıtlar. Tartışmayı genel anlamda topladıktan sonra dersi bitirebilir.


  1. İSTASYON TEKNİĞİ


Öğrencilerin düşünme becerilerini ve yaratıcılıklarını geliştirme amaçlı bir tekniktir. Öğrencilerde birlikte üretmek, özel ilgi ve yeteneklerini sergilemek ve başlanmış bir işe katkı sağlamaktan haz alma gibi özellikleri geliştiren, iletişim becerileri, kurallara uyma alışkanlığı, toplumsal bir sorun üzerinde düşünme ve “Ben de bir şeyler yapabilirim.” duygusunun oluşmasını sağlayan bir tekniktir.

Derste işlenen konuların desteklenmesinde ve kavramsallaştırılmasında etkili olarak kullanılan bir ekiple çalışma tekniğidir.


  • Öğrencilerde çevrelerinde yaşananlara karşı duyarlılık, toplumda yaşanan sorunlara çözüm önerme gibi becerileri geliştirir.

  • Öğrenci kendisinin de bir şeyler üretebileceğini hisseder. Yaratıcılıkları gelişir.

  • Yapılmakta olan bir işe katkı sağlama, bir grup üyesi olma gibi becerileri geliştirir.

  • Öğrencilerde birbirini tanıma, birlikte çalışmalarını ve özel yeteneklerini ortaya çıkarmalarını sağlar.

  • Katılımdan keyif alma, kurallara uyma, İletişim gibi yetenekler ve beceriler geliştirir.

  • Öğrencilerde ilgi ve güdülenmeyi artırır.

  • Çekingen öğrencilerin öğretim sürecine aktif olarak katılımını sağlar.

  • Öğrencilerde bende birşeyler yapabilirim duygusunu geliştirerek öz güven duygusunu geliştirir.

Sınırlılıkları

  • Kalabalık sınıflarda kullanışlılığı düşüktür.

  • Öğrenme ortamın fiziksel özellikleri darlığı gibi nedenler öğrenme istasyonlarının oluşmasını engelleyebilir.

  • Öğrencilerin birbirini anlamaları, yarım kalan işi ele almaları, algılamaları problem teşkil edebilir.

  • Gruplardaki bütün öğrencİlerin etkin olmasını sağlamak güçtür.

  • Her ders ve konu için kullanışlı değildir.

  • Öğrenciler tekniğin özelliklerini anlayamazsa amacına ulaşmaz.


Uygulama Süreci
1. Üzerinde çalışılacak konuyu saptayın (Öğrencilerin görüşleri de alınarak konu belirlenebilir.).

2. Sınıf aşağıda olduğu gibi (dört, beş) istasyonlara bölünür.

- Slogan yazma

-Şiir yazma

-Hikaye (Öykü) yazma

- Resim çizme

3. Her istasyona gidecek kişileri belirleyip hiçbir öğrencinin dışarıda kalmaması sağlanır.

4. Etkinliği yönetecek biri olacak. Bu öğretmen olabilir.

5. Her istasyonda gözlem yapacak birer kişiyi, dört istasyon için dört kişiyi belirleyin. Bunların istasyon şefi olduklarını ve gruplara kılavuzluk edeceklerini ve ürünleri toplayıp getireceklerini söyleyin.

6. Grupları istasyonlara gönderip her grubun bulunduğu istasyonda on dakika çalışacağını söylenir. 1. grup slogan yazmaya, 2. grup şiir yazmaya, 3. grup hikaye yazma ve 4. grup resim çizme istasyonlarına gönderilir. Her grubun bir önceki grubun bıraktığı yerden işe devam etmesi sağlanır. Bir önceki grubun yaptıklarının yok sayılmasına izin verilmez. Buna dikkat edilmeli ve vurgulanmalıdır. Sözgelişi slogan yazmayı devam ettireceklerini, şiir yazmaya devam edeceklerini yeni tartışma tekniklerini ekleyeceklerini, yeni gazete haberi hazırlamaya devam edecekleri vurgulanacak.

7. On dakika sonra tekrar gruplar yer değiştirecektir. Bu işi bütün grup ve istasyondaki işleri tamamlayıncaya dek sürdürülür. Yani her grubun her istasyonda bir kez çalışması sağlanır. Yaptıklarını istasyonda bırakmaları söylenir.

8. Her istasyon şefinin yapılanların başkana (öğretmene) getirmesi. Slogan, şiir, öykü yazma, resim çizme ve sınıfa pekiştireç verilmesi.
Uygulama Örneği

Ders

Sosyoloji

Sınıf

III

Ünite

Toplumsal Kurumlar

Yaklaşık süre

40+40

Kazanım

Devlet- hükümet ilişkisini yorumlar.

Kullanılan Teknik

İstasyon


Hazırlık

Devletin temel bir kurum olarak kalıcı olduğu, hükümetlerin ise belli bir süre devleti yöneten siyasal erkler olduğu bundan dolayı da hükümetlerin genel olarak demokratik bir toplumda iş başına geldiği vurgulanır.

Konu: Devlet ve hükümet kavramları.

Sınıfımız toplam 16 kişiden oluşmaktadır. Sınıfı 4’er kişilik gruplara ayırarak 4 istasyon hazırlanmıştır. Gruplar şu şekildedir:

  1. Gruptaki Kişiler: Ali, Ayşe, Ahmet, Fatma.

  2. Gruptaki Kişiler: Mehmet, Selen, Sıla, Özge.

  3. Gruptaki Kişiler: Cem, Ceren, Salih, Kenan.

  4. Gruptaki Kişiler: Zehra, Zeynep, Süleyman, Hilal.

Birinci istasyonumuz slogan yazma istasyonudur. Bu istasyonda birinci gruptaki kişiler yer alıyor. İkinci istasyona ikinci grup, üçüncü istasyona üçüncü grup, dördüncü istasyona da dördüncü grup gönderiliyor. Her istasyondaki grupların birer lideri olmak üzere toplam sınıfta dört lider oluyor. Bunlar gruba kılavuzluk eder ve ürünleri toplayıp sınıfa sunar.

Birinci grubun lideri Ayşe, ikinci grubun lideri Mehmet, üçüncü grubun lideri Ceren, dördüncü grubun ki ise Süleyman’dır.

SLOGAN YAZMA

ŞİİR YAZMA

1.GRUP → 2. GRUP →

4. GRUP → 1. GRUP →

3. GRUP → 4. GRUP →

2. GRUP → 3.GRUP →


RESİM ÇİZME

HİKAYE(ÖYKÜ) YAZMA


3. GRUP → 4. GRUP 1.TUR BİTMİŞTİR.

2. GRUP → 3.GRUP 2. TUR BİTMİŞTİR.

1. GRUP → 2. GRUP 3. TUR BİTMİŞTİR.

4.GRUP → 1.GRUP . 4.TUR BİTMİŞTİR.


  1. İSTASYON : SLOGAN YAZMA:


İlk grubumuz slogan yazma istasyonunda grup olarak slogan hazırlamaya başlamıştır:

“Toprak üstündedir bu devlet, devletin başındadır hükümet!”

10 dakikalık süre sona ermiştir. Birinci grup ikinci istasyona geçecektir. Böylece ilk tur bitmiş olur.İlk tur bitmiştir.

Dördüncü grup birinci istasyonda slogan yazmaktadırlar:

“Millet varsa eğer devlet olmaya değer!”

10 dakikalık süre sona ermiştir. Dördüncü grup ikinci istasyona geçecektir

Üçüncü grup birinci istasyonda slogan yazmaya geçmiştir:

“Yaşasın hükümet, devlete destek!”

Dördüncü grup, birinci istasyona geçmiştir ve:

“Devletimiz var olsun, milletimiz sağ olsun!”

  1. İSTASYON: ŞİİR YAZMA

İkinci grubumuz şiir yazma istasyonunda grup olarak şiir yazmaya başlamışlardır:

Yaşasın Millet,

Bizimdir bu devlet,

Ne olursa olsun,

Var olacaktır Hükümet.

10 dakikalık süre sona ermiştir. İkinci grup ikinci istasyondan üçüncü istasyona geçecektir.

İlk tur bitmiştir.

Birinci grup ikinci istasyonda şiir yazmaya devam eder:

Toprak üstündedir devlet,

Vardır onun görevleri,

Bu görevleri yerine getiren,

Kendisidir hükümet.

Dördüncü grup şiir yazmak için ikinci istasyona geçer:

Devlet, bayrakta bütünlüğümüz,
Devlet, vatan sevgisinde özümüz,
Devlet, kardeşliğe bakan gözümüz.
Devlet, sahip olduğumuz her şeyimiz.


Üçüncü grup şiir yazmak için ikinci istasyona geçer:

Vatanın bütünlüğünü sağlayan,

Vergileri toplayan,

Hep yanımızda olan,

Devlet değil midir, devlet?

  1. İSTASYON: HİKAYE (ÖYKÜ) YAZMA

Üçüncü grup öykü yazma istasyonuna yani üçüncü istasyona gidiyor.

“Gruptaki kişiler beraber düşünerek öykü yazmaya başlıyorlar. Herkes bir fikir ortaya atarak bir şeyler söylüyor. Lider de yazmaya başlıyor. Şu şekilde kısa bir hikaye (öykü) oluşturuyorlar:

“Bir akşam Mustafa babasıyla beraber televizyonda haberleri izlerken, haberde devlet ve hükümet kavramlarının geçtiğini duyar. Anlamını bilmediği kelimeleri sürekli öğrenme çabasında olan Mustafa babasına merakla:”

  • “Babacığım devlet ve hükümet ne demek?” diye sorar.

  • Babası: “ Oğlum devlet, bir toprak üzerinde var olan ortak amaçlarla bir araya gelmiş insan topluluğuna denir. Hükümet ise, o devletin görevlerini yerine getirmesini sağlayan yetkili organdır. Mesela Bakanlar Kurulu.”

Mustafa yeni iki kavram daha öğrendiği için çok mutludur. Bu kavramları ve anlamlarını ertesi gün arkadaşlarıyla da paylaşır.”

10 dakikalık süre sona ermiştir. Üçüncü grup üçüncü istasyondan dördüncü istasyona geçecektir.İlk tur bitmiştir.

İkinci grup üçüncü istasyonda öykü yazmaya devam eder:

“Emre evde otururken birden aklına öğretmenin verdiği ödev gelmiştir. Geçen haftaki sosyoloji dersinde kurumları işlerken öğretmeni bir daha ki derse devlet ve hükümet kavramlarını öğrenip gelmelerini söylemiştir. Emre telaşla verilen ödevi yarına yetiştirmeye çalışmaktadır. Kitaplarını, interneti bu konuda yardım için kullanmıştır ve bulduğu tanımları defterine yazmıştır:

Devlet, bir ülkenin tüm kurumlarını temsil eder. Onların ülke tarihi boyunca süre gelmiş kültür benzeri bir birikilme yapılanışını anlatır. Örn: Türkiye Devleti
Hükümet, devletin başına geçmiş yönetimdir. Örn: 58. Hükümet.”

Birinci grup hikaye yazmaya devam etmek için üçüncü istasyona geçmiştir:

“Seçime yakın bir zamanda televizyonda sürekli konuşmaları izleyen Efe bir programda “Hükümetin başına biz geçeceğiz.” sözünü duyunca hükümetin aslında çok kullanılan bir kelime olduğunu fakat tam olarak anlamını bilmediğini fark etmiştir. Ertesi gün okulda öğretmenine seçimlerin yaklaştığını ve bazı kelimelerin sıkça tekrar edildiğini, özelliklede bunlardan biri olan hükümet kelimesinin tam olarak ne anlama geldiğini merakla sorar. Öğretmeni de “Bugünkü konumuz toplumsal bir kurum olan siyasetti.” der. Öğretmen hükümet kavramını devletle ilişkilendirerek açıklamaya çalışmıştır. Ve öğrencilerde fikirlerini söylemişlerdir.”
Dördüncü grup hikaye yazmak için üçüncü istasyona geçmiştir:

“Can öğretmen öğrencilerine hükümet ve devlet kavramlarının ne anlama geldiğini öğrenmeleri ve yakından tanımaları için onları geziye Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne götürmeye karar verir. Öğrencilerden Elif eve gelerek ertesi gün ki gezi için hazırlık yapar. Devlet ve hükümet kavramlarını arasındaki ilişkiyi araştırmak ister. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni gezerken birazda olsun bilgisi olsun ister.”


  1. İSTASYON: RESİM ÇİZME

f:\dcim\100media\pic_0011.jpg

Dördüncü turun sonunda grup liderleri bulundukları istasyondaki kağıdı alarak tahtaya çıkmışlardır.

Birinci grubun lideri olan Ayşe, bulunduğu ilk istasyondaki sloganların yer aldığı kağıdı okumaya başlamıştır.

İkinci grubun lideri olan Mehmet, bulunduğu ilk istasyon olan şiir yazma istasyonundaki kağıdı alarak şiirleri teker teker okumaya başlamıştır.

Üçüncü grubun lideri olan Ceren, hikaye(öykü) istasyonuna ait olan kağıttaki hikayeleri okumaya başlamıştır.

Dördüncü grubun lideri Süleyman ise, resimlerin bulunduğu kağıdı panoya asmıştır.

Bütün istasyonda yapılan çalışmalar sınıfa sunulduktan sonra öğretmen öğrencilere bu konudaki düşüncelerini ve bu çalışmanın onlara ne gibi bir katkısı olduğunu sorar. Öğretmen devletin ve hükümetin tanımını açıklar.

Hükümet Nedir?
Hukuk ve siyaset biliminde biri dar, diğeri geniş anlamda kullanılan ve çeşitli anlamları olan bir kavramdır. Dar anlamda, bir devletin otoriteye ilişkin kaçarları uygulayan ve yürütme gücünü temsil eden bakanlar kurulunu ifade eden hükümet kavramı, geniş anlamda bir devletin yasama, yürütme ve yargı organlarını ve bunlara bağlı olarak devlet yetkisini kullanan tüm devlet organlarını içine alsın siyasal yönetim biçimini ifade eder. Demokratik hükümet, monarşik hükümet gibi. Geniş anlamda hükümet, günlük dilde devlet kavramı ile karıştırılır, zira hükümet, devlet adı verilen üstün varlığın sahip bulunduğu egemenlik yetkisinin sadece belli bir kısmım kullanan organ olup devletin unsurlarından sadece biridir.

Devlet nedir?
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   20

Benzer:

Ders notlari iconDers notlari

Ders notlari iconDers notlari

Ders notlari iconDers notlari

Ders notlari iconDers Notları ÜNİte I

Ders notlari iconDers notlari birinci Gün 7

Ders notlari iconDers Notları Final Hinduizm

Ders notlari iconDers notlari I. ÜNİte güzel sanatlar ve edebiyat

Ders notlari icon” Ders Notları Öğr. Gör. Osman albayrak

Ders notlari iconDinler tarihi ders notları final yahudilik

Ders notlari icon” Ders Notları Öğr. Gör. Osman albayrak


Sanat




© 2000-2018
kişileri
s.ogren-sen.com