Kelam Tarihi Ders Notları Mehmet Bulgen Final


sayfa1/3
s.ogren-sen.com > Doğru > Ders notları
  1   2   3


Kelam Tarihi Ders Notları Mehmet Bulgen Final







Kelam Tarihi Ders Notlari

  • Müslümanlar Fetihlerle yeni medeniyetler ve fikirlerle tanıştı-

Muhtedi olanlar dinlerini değiştirseler de fikirlerini islam´a, islam topraklarına getirmiş oldular

  • Fetihlerle yeni medeniyetler, diller ve dinlerle islamiyet tanışmış ve karışmış oldu (ihtilat)

  • Islamın, resulun vefatından sonra fetihlerle gelişmesi, emeviler dönemi ve Abbasi döneminde islam toprakların geniş araziye yayılması islam dininin yeni/yüce ve eski medeniyetlerle tanıştiğini görmekteyiz

  • endelüs, bizans, mısır, çine kadar.. bu köklü dinler ve medeniyetlerin islamla ilişkisini gösternek tebliğ ile islami yaymak, o dinlerin ve medeniyetlerin islam dinine yöneltilen sorulara- meydana çıkan sorunlara cevap verebilmek ve islamın şerefini ve şanını koruyabilmek , islamı savunup galib gelebilmek icin KELAM ILMI KURULMUŞTUR/ OLUSMUŞTUR

  • ASIL CIHAD KILIÇLA DEĞIL; FİKİRLE OLUR” mantığıyla yola çıkılmıştır

  • Dine gelen dış etkilere karşı sağlam durup dini- tevhidi savunabilme gücü olan kelam ilmi daha ilk fetihlerle şekillenmeye ve zuhur etmeye başlamıştır

  • Kelam ilminin savundugu en önemli ilkelerden:

  • VARLIGIN IKILIĞI, yani varligin tekliğini inkar, vahdet-i vucudu red

  • Kelamcı eşyayı hemen ikiye ayirir:

  1. Allah = Muhdis (var eden) kadim

  2. Evren= muhdes (yaratilmis)

  • Allahın dışında herkes/ herseş MASIVA olarak görülür

  • Allaha bağli diğer şeyler PROFAN´dır!!!

  • Evreni tanrılaştırmamak lazim, evren allahın bir yansıması olamaz (Hallaci mansur gibi: “enelhak” gibi tabirleri yanlış)



  • Mutezile´ye göre tevhid vasfina dayanarak, kadim ve ezelilik sadece allaha mahsustur (onun zaatina)Bundan dolayı Kuran Mahluktur derler

Bu görüşten yola çıkarak cennet ve cehenneminde sonsuz olmadiği ortaya çıkar. Ebu´l Hüzeyl el ALLAF: “cennet ve cehennem Ebedi değildir”

Mihne olayı ve daha sonrası Mutezilenin yok edilişidir

  • Bu dönemde kelamcıların imkanları kıstlandı --- Bu sırada felsefe ilmi kendini geliştirdi

  • Selef ise kendi başına, doğa felsefesi gibi eleştiri yağdiran fikri yeniliklere karşı gelememiştir

  • Hicri 3. Asırda gelişmeler (fikri ve dini): felfesi akımlar + fıkıh mezhepleri + hadislerin tedvini (derlenip toplnaması ve konularına göre düzenlenmesi ve akaid ile ilgili konuların ayrı ele alınması) + Kuran ilimlerin gelişmesi, Tassavufi akımlar (=deruni tecrübelerle dini hayatı canlı tutmaya çalışır)

  • Dolayısıyla 3 önemli şahis daha sonra ortaya çıkmış ve Selef alimleri gibi sırf nakle bağli değil, akılcılar (mutezile) gibi sırf akılla değil, bunların ortasında bir yol benimseyerek bu fikri yenilikler ve eleştirilere karşı gelmiştir. Memzuc bir sistem

  1. Ibn Kullab el Basri (Ehli sünnetin ilk kelamcılarından- eşariye öncülük etmiştir;)

  • Yaşadığı dönemde itikadi alanda tartışma konusu olan herşeye dair fikir beyan etmiştir

  1. Haris el Muhasibi (İlk sufilerden)

  2. Ebul Abbas el Kalanisi



  • ------ Eşariyye ve maturidiyye diye ikiye ayrılmak üzere Ehli Sünnet Kelamı zuhur etmiştir

  • (Mutezile ve selefin ortasını bulma amaçlı



  • Bu iki itikadi mezheplerinden Eşarilik daha yaygınlaşmış... neden?

  • Coğrafi sebepler (eşarilik Basra ve Bağdatta (ve kufe) , Maturidilik ise Maveraunnehirde)

  • Siyasi gelişmeler, çekişmeler ve savaşmalar(çeşitli ekoller arası) MİHNE! = önce Mu’tezile sonra Eşarilik ve hanbelilik devlet tarafından benimsenen ekoller (mezhepler) olmuş---NİZAMİYE MEDRESELER bu konuda en önemli etkenlerde. Bu sebeple Eşari ekolü islam alemine yayılmış ve güç kazanmış oldu

  • Önemli tarihi olaylar

  • Maturidilik Mu’tezileye daha yakın, bundan dolayı çok eleştirilmiştir

  • Eşarilik özellikle tartışma uslubu bakımından üstündü!1



  • Eşariyye mezhebinin doğuşu iki hadiseye nisbet edilir:

  1. Abul Ali el CÜBBAİ, Eşarinin üvey babasıdır ve bağdar ekolünün önde gelen şahsıdır. ÜÇ KARDEŞ HADİSESİ: eşari, Cübbaiye Adalet vasfındaki (vucub alellah olan Allahın kullarına karşı adil olma ilkesinden yola çıkarak) 3 kardeşin öldükten sonra Allahın huzurundaki durumunu sordu.

  1. Eşari: KardeşlerdenBirisi günahkar ve isyankar, bunun sonu nedir?

Cübbai: CEVAP: “günahkardır ve cehenneme gidecektir”

  1. Eşari: “İtaatkar olan kardeşin durumu nedir”

  • Cübbai: Cevap: “cennete girecek

  1. Eşari: “Biri de çocuk... durumu ne olacağı sorusuna”

  • Cübbai: Cevap “ARAF

  • Eşari “eğer çocuk Allah’a sorarsa: “beni genç yaşta öldürmeyip yaşatsaydın bende cenneti kazanırdım, neden yaşatmadın?

  • Cübbai: allah şoyle buyurur:” sen ozaman kardeşin gibi günahkar olurdun o yüzden erken yaşta canını aldım

  • Eşari: “ ozaman o isyankar kardeşi der ki, allahım ozaman beni niye genç yaşta huzuruna almadın, beni de öldürseydin de bende cehenneme gitmeseydim”

  • BUNUN ÜZERİNE CÜBBAİ CEVAP BULAMIYOR!!!



  1. VERASET: kendisinden sonra oğulluk hakkını, üvey babası el CÜBBAİden alamayınca bunu kendine yediremeyip terk etti

Adil bebek:

  • Aklı doğru ve yeterince kullanmak lazım, gelişi güzel kendine göre sübjektif değil, objektif ve belirli kaidelere göre. Doğru, yeterli ve objektif akıl!. Özellikle itikadi meselelerde AKIL ve NAKİL kesin bilgiye dayalı olmalıdır= bunlar küllidir,parçalar bu külli şeylerden zuhur eder. “nakli anlamak için aklı kullanmak gerekir. Mutezile aklı kullanmayı abartmıştır. Naklin önüne aklı geçirmiştir. Hıristiyanların temel hatası Allahın ilim ve kelam sıfatını tecessüm edilmiş, yani ete ve kemiğe bürünmüş bir varlık olarak kabul ediyorlar. Böyle bir düşünce islamda küfre götürür.

Ehlisünnet içinde kelamcı olmak naklin yanında aklıda kullanmak demek

İbn Teymiyye: akıl nakil ilşkisi: nakil güneştir, akıl ise gözdür. Bizim bir şeyleri algılamamız, karanlıkta kalmamamız için güneşe ihtiyacımız olur. Yine ışık-güneş olduktan sonra görebilmek için göze ihtiyacımız var.

Akıl yoksa körüz demek, nakil yok ise ışıksız karanlaıktayız demek olur= öyle veya böyle yolumuzu bulamayız!

Dinin güneşinden faydalanabilmek için sağlam gözlere ihtiyacımız var! Nakilde akıl gibi sağlam olacak. Güneşin önünde bulut olmayacak!

Eşariliğin temel esasları/temel ilkeleri:

  1. TEVHİD: Allah ve masiva ayrımı (tanrı ve evren ayrımı= varlığın ikiliği)

  • Mu’tezile Allahın zatı hariç herşeyi hâdis (sonradan yaratılmış) olduğunu kabul etmiştir. Kıdemlik sıfatı veremeyız

  • =Allahın sıfatlarının zatının olup olmaması tartışmasıdır bu...

  • Allah zatıyla Âlimdir, sıfatı dışında değildir. İlim, irade ve kudret gibi bazı sıfatları Allahın zatının sıfatından değildir

  • Esari’ye göre bu sifatlar zatindan ayridir

  • Eşarilerde Mu’tezile gibi alemin CEVHER ve ARAZdan oluştuğunu söylerler

  • Cevher= atomlar; Araz: renk, koku gibi sıfatlar


Ek bilgi: Nureddin Sa’buni“ Maturidiyye Akaidi:

Ehli sünnete göre Allahın sıfatları ezeli ve ebedidir.allahın zatı ile mevcuddur, ve yaratılmışlara benzemez. O HAYY,ÂLİM, KADİR, SEMİ,BASİR, MÜRİD VE MÜTEKELLİMİN sıfatlarının sahibidir.

Mu’tezile, Allahın HAYY,ÂLİM, KADİR, SEMİ,BASİR, MÜRİD VE MÜTEKELLİMİN sıfatlarınının (siga bakımındanda sıfat olanları) kabul eder=bunlara sıfatı ma’neviyye denir. Ancak masdar şeklinde olan HAYAT,İLİM gibi sıfatları kabul etmez (= bu şahsi görüş (doğru olmayabilir- bunun nedeni masdar olduğunda allahın dışında başka bir varlıktan söz etmiş olabiliriz o yüzden masdar olduğunda mutezile kabul etmez…)=bunlarada sıfatı maani denir- kelam ve irade sıfatı hariç onlar hâdis olmakla beraber kabul edilir.

Eşari: Allahın zati ve fiili sıfatları vardır. Zati sıfatları kadim ve Allahın zatı ile mevcud; fiili sıfatları ise hadis ve Allahın zatı ile kaim değil

Zati sıfatlar: ilim ve kudret Fiili sıfat= tekvin, ihya, imate (öldürmek), terzik (rızık verme)

Eşari ile Mu’tezile= İlim ve kudret gibi zati sıfatlardan olanların hepsi kadim ve allahın zatı ile kaimdir;tekvin,terzik,ihya, imate ve diğer fiili sıfatlar ise hadis ve zatı ile kaim değildir!

Maturidi: Allahın bütün sıfatları kadim olup onun zatı ile kaimdir!


NÜBÜVVET:





  1. NÜBÜVVET:

  • Allahu teala mutlaka peygamber gönderir. Eğer göndermezse o kavim hesaba çekilmez

  • Mu’tezileye göre: Peygamberin mesajını almamış, kendisine peygamber gelmemiş olsa dahi Allaha karşı sorumludur. Akılla Allah bilinebilir: Mu’tezilenin görüşü aslında ASLAH prensibine uymuyor (Adalet ilkesine aykırı gibi)



  1. VESİLECİLİK: herşeyin mutlak yaratıcısı Allahtır. Allah sürekli evreni yaratıyor (var olan evrenin devamlılığı için sürekli yaratmakta)

TEVESSÜL= hz Musa Allah ile görüşmek şste ve Cebraile bildirir bunu. Cebrail eline bardak al, şu saatte bekle. Tam o vakit Musa’ya uyku gelir ve elindeki bardak düşer, Allah söyle buyurur: “EyMusa, ben senden bir an bile ayrı olsam yeniden yaratmada bulunmasam, evren şu bardak gibi kırılır!yürümez.

Evren bir var, bir yok! Allah her an yaratır. ŞU AN bile yaratıyor AN önemli!!!

Determinizmin reddini gerektirir bu ilke!

(mehmet Bulgen yorum: “İsmet sıfatını devam ettirmek (şia gibi) ce evliyalara peygamberi sıfatlar vermek keramet üzerine bir inanış kurmak hatmun Nübüvveyi bir şekilde kabul etmemek demek”)

Mu’tezile: - mucizeler peygamberlere mahsustur, evliyalar keramet gösteremezler.

  • Nübüvvet ve tevhid ilesine dayanarak kerameti red ediyorlar. Mucize peygambere mahsustur+ tabiatüstü olaylar ancak Allahın izniyle resuller yaparlar. Aksi halde bu şirk olur: “ en büyük keramet istikamet üzere olmak, doğru yolda olmaktır”



  • Kerametul Evliya: Eşari: Kerametleri kabul ederler (maturidilerde aynı şekilde)

Her keramet peygambere racidir!

  • Ru’yetullah:

  • Mu’tezileye göre allah görülmez, çünkü görmek için Allah mekan ve zamana indirgenip kayıt altına almak lazım, Allah ise mekandan ve zamandan münezzehtir

  • Eşari: Allah görülecektir, bunun vasfını ise biz bilemiyoruz (selefiler gibi, aslını biliyor, vasfını bilmiyoruz)



  • İmamet: imam seçmek farzdır! (itikadi bir mesele değildir aslında, sadece şia bunu itikadi mesele, imandan bir parça olarak ele aldığı için bun acevap verme niyetiyle ele alınan bir konu)

Şiaya göre imam nasslarla belirlenir

  • Şefaat haktır: Mu’tezileye göre vaad ve vaid ilkesi gereği yoktur



  • Mürtekibi kebire fasık olmakla birlite küfre girmez (maturidi ve eşari)

Mu’tezileye göre günahkar olur ve küfür ile iman arası ARAFda olur (FASIK) el menziletü beynelmenzileteyn ilkesi

  • Kader: hem Maturidiler hem de Eşariler, mu’tezilenin aksine, kulun kendi fiilinin halıkı olmadığını savunurlar

  • Eşariler: Kul bir eylemi ister, Allah o yolda o fiili dilerse yaratır (KESB=kul kazanır allah yaratır

  • Maturidi: cüzi fiiler vardır. Yani kul irade-i cüziyye ile iyi veya kötüyü seçer ve o yolda hareket eder. Kulli iradenin içinde cüzi iradesi vardır

  • Mu’tezile: kul kendi fiilinin kendi halikidir


Maturidilik:

Bilgi!!!! “Bilgi”yi bir teori olarak ele alan ilk kişi. KİTABU’T-TEVHİD

  1. Bilgi kuramı Epistomoloji

  2. Alem anlayışı Kozmoloji

  3. Varlık anlayışı Ontoloji



  • Maturidiler Allahın yaratma sıfatı vardır derler,

  • Eşariler ise TEKVİN sıfatını kabul etmezler, çünkü biz Allaha yaratma sıfatı verirsek, yaratılanlar olmadan yaratma olmaz, bu yaratma ezelidir, o zaman sıfatı ve yaratılanlarda ezeli olur , bu da teaddudi kudemaa- şirk olur!

  • Ru’yetullah konusunda Eşari gibi

  • Nübüvvet: Peygamber gönderilmeyen bir kavim yada bir kişiyi peygamber olmazsa bile Allahı bulması lazım. Ancak ibadetleri bilmesi mümkün değildir derler

  • Eşariler göre kadın peygamber olur, Maturidilere göre olmaz

  • Maturidilere göre iman “kalb ile tasdik, dil ile ikrar (ehli hadisdeki gibi amel bil erkan yok)



  • zihnin haricinde objektif bir gerçeklik var= bizim bilgimiz, bizim zihniyetimiz haricinde objektif bir gerçekliğin uyumuna göre değer taşır!

  • İLİM MALUMA TABİDİR!!!!

  • حقاءق الاشياء ثابتة = Kelam düşüncesi bu ilke üzeredir!

Bilgi edinme yöntemi:

  1. Havasis Selime: 5 temel duyu organımız

  • Duyular yanılabilir (mesela göz)

  1. Haber:

  1. Sadık haber: uzak geçmişteki haber doğru haber mi?

  • FatihSultan Mehmed diye bir şahsın olduğuna inanmak veya japonya gibi bir ülken,n var olduğuna inanmak...

  1. Hz Peygamberden gelen bilgi (tevatür)

  1. AKIL:

  • İnsanın tefekkür etme, kıyas ve teşbih yapma ve kavrmama gibi işlemler, temyiz gücü.. bunların hepsini sağlayan meleke akıldır!= bir düşünme potansiyeli

  • İslam felsefesinde akıl ontolojik bir varlıktır.

  • Kelamda ise bu böyle değildir. İnsan olmadan AKIL olmaz, Akıl bir insanın düşünce ve tefekkür kabiliyeti/melekesidir

  • Felsefeciler, Gazzali Kimya-i Saadette aktarıyor: “ Allahın ilk yarattığı “varlık” akıldır, derler” Yani kelamcıların aksine, felsefecilere göre insan olmadan da akıl olur


Orta yol= İ’tidal

Akla en az değer veren

Akla en fazla değer veren




  • İslami ilimlerin merkezinde tek bir yaklaşım vardır o da mutlak gerçek ve güç sahibi Allahu tealanın olduğu /merkezli /THEOSENTRİK)

Mütekaddimun Dönemi Kelam Literatürü: EŞARİ (alimleri)

  1. Ebul Hasen el- EŞARİ (324/936)

  • El ibane an usuli’d-Diyane

  • İstihsanu’l havd fi ilmi’l –Kelam

  • Kitabu’l luma

  • Temel tartişmalar hakkında bilgi berir. Doğrudan Kelami görüşlei belli değildir



  1. Bakıllani (403/1013)
  1   2   3

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Kelam Tarihi Ders Notları Mehmet Bulgen Final iconDinler tarihi ders notları final yahudilik

Kelam Tarihi Ders Notları Mehmet Bulgen Final iconDers Notları Final Hinduizm

Kelam Tarihi Ders Notları Mehmet Bulgen Final iconBu ders notları, Selçuk Üniversitesi, A. Keleşoğlu Eğitim Fakültesi,...

Kelam Tarihi Ders Notları Mehmet Bulgen Final iconDers notlari

Kelam Tarihi Ders Notları Mehmet Bulgen Final iconDers notlari

Kelam Tarihi Ders Notları Mehmet Bulgen Final iconDers notlari

Kelam Tarihi Ders Notları Mehmet Bulgen Final iconDers notlari

Kelam Tarihi Ders Notları Mehmet Bulgen Final iconDers Notları ÜNİte I

Kelam Tarihi Ders Notları Mehmet Bulgen Final iconDers notlari birinci Gün 7

Kelam Tarihi Ders Notları Mehmet Bulgen Final iconDers notlari I. ÜNİte güzel sanatlar ve edebiyat


Sanat




© 2000-2018
kişileri
s.ogren-sen.com